DÜNYAGÜNCEL

ABD’nin ‘yerli malı’ haftası

Trump, Amerika’da yapılan ürünlerin sergilenmesi için “Made in America” (Amerika’da üretilmiştir) haftası ilan etmiş.

trump-made abd

YAŞANACAK DÜNYA– Emperyalist-kapitalizmin yapısal kriziyle birleşik derinleşen tekelci rekabet, emperyalist ülkelerde ‘ekonomik milliyetçiliği’ körüklüyor. Bu durum komik, komik olduğu kadar saçma, saçma olduğu kadar da dünya gerçekliğinden yoksun söylem ve uygulamaları gündeme getiriyor.

ABD Başkanı Donald Trump’ın, Amerika’da yapılan ürünlerin sergilenmesi için “Made in America” (Amerika’da üretilmiştir) haftası ilan etmesi de böyle bir şey.

Beyaz Saray tarafından yapılan açıklamada, “Made in America” haftasının amacının “ABD’de dünyaya kaliteyi getirdiğini düşünen şirketleri ve işçileri onurlandırmak olduğu“ belirtiliyor ama ABD malı dedikleri ürünler acaba hangileri?

Bu soruyu şundan soruyoruz; tıpkı dünya çapında üretim yapan diğer tekeller gibi ABD orijinli tekellerin markasını taşıyan ürünler onlara bağlı şirketler-firmalar-fabrikalar zincirinden geçerek tüketicinin önüne geliyorlar ve bu ürünlerin önemli bir kısmı dünyanın değişik bölgelerinde ve farklı uluslardan işçilerin emeklerinin toplam sonucu olarak ortaya çıkıyorlar.

Misal, Ford markasının ürünleri sadece ABD’nin sınırları içinde üretilmiyor. Almanya’dan tutalım Doğu Avrupa ülkelerine, Uzakdoğu ülkelerine kadar bir çok coğrafyada üretilen parçaların biraraya gelmesinin sonucunda tüketime hazır hale geliyorlar.

O nedenle günümüz dünyasında “yerli malı“ söylemi baştan aşağı saçma, gerçeklikten yoksun. Sorun, üretimin dünya çapında geldiği toplumsal düzey ve bunun içeriği ile burjuva tekelci (özel) mülkiyet biçimini dayatan ulusalcı burjuva kafanın tarihsel gidişe aykırılık oluşturuyor olmasıdır.

Ya da şöyle diyelim; hani sizler özellikle 90’lı yıllara doğru “globalleşmeden“ dünyanın “küresel bir köy“ haline geldiğinden bahsediyordunuz! Bu söylemlerin ve kavramların geriye düşmesinin, ulusalcı ve ırkçı damarların kabarmasının nedenlerini biz biliyoruz.

Diğer taraftan, kapitalist dünyanın yapısal-ekonomik krizleriyle birleşik artan milliyetçi-ekonomik söylemler kendisiyle sınırlı da kalmıyor. Başta göçmenlere ve kadınlara yönelik olmak üzere saldırgan bir ırkçılığı da beraberinde getiriyor.

Nitekim, kadın ve göçmen düşmanı Trump daha önce yaptığı açıklamada “Amerikan ürünlerini satın almayı“ ve “Amerikalıları işe almayı“ hükümetinin iki önemli ekonomik hedefi olacağını söylememiş miydi?!

Etiketler
Daha fazlası

İlgili

Close