DÜNYA

Avrupa basınında, Tunus ve Mısır


Tunus‘tan sonra Mısır‘daki halk hareketine hazırlıksız yakalanan Avrupa basını, Mübarek iktidarının sonunu görmesinin ardından, telaşlı yorumlar yapıyor. Halk hareketlerinin emperyalist ülkelere olası etkilerini yazıyor. Avrupa basınından kısa özetleri veriyoruz.

İsviçre gazetesi Neue Zürcher ZeitungMüslüman Kardeşler ile Adalet ve Kalkınma Partisi arasında bir paralellik kurulmasının doğru olmayacağı” yorumumunu yapıyor. özetle şöyle:

Müslüman Kardeşleri, Filistinli militan örgüt Hamas‘la mukayese etmek hata olur. Hakezâ Türkiye’deki ılımlı İslamî iktidar partisi AKP ile karşılaştırmak da öyle. Batı’nın şu noktayı mutlak surette gözönünde bulundurması gerekiyor: Türkiye‘deki başarılı modele Müslüman Kardeşler takdir ve hayranlıkla değil, son derece eleştirel bir şekilde yaklaşıyor.

Fransa‘nın Montpellier şehrinde yayımlanan Le Midi Libre adlı gazete ise Mısır ve Tunus’daki halk ayaklanmalarının Avrupa’ ya muhtemel etkilerini yorumluyor:

Tunus ve Mısır’da artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Özgürlüğe olan hasret, iktidar zümresinin üzerindeki zulmet örtüsünün de kalkmasına neden oldu. Yoksulluk ve çaresizlik, bu tür ayaklanmalar için en büyük zemini oluşturuyor. Tabii radikal İslamcı güçler için de… Çünkü köktendinci tehlike fazla uzakta değil. Meselenin kapsamı o kadar geniş ki, sonunda Batılı ülkelerin ekonomileri bile tepetaklak olabilir. Üstelik söz konusu olan sadece turizm değil. Örneğin Mısır, tıpkı 1956‘da yaptığı gibi Süveyş Kanalı‘nı kapatırsa, dünyadaki gemi taşımacılığının hâli ne olur? Aynı şekilde diğer Arap ülkelerinde ve özellikle petrol üreticisi devletlerde, ABD‘nin endişesi gerçekleşir ve monarşiler devrilirse bunun ne gibi neticeleri olur? Arap ülkelerinin istikrarı, hem Batı hem de Asya ülkeleri için hayati bir önem arz ediyor.

Budapeşte‘de çıkan sağ muhafazakâr Magyar Nemzet gazetesi, “ABD’nin Mısır’daki âciz rolü” başlıklı yorumunda şu görüşlere yer veriyor:

ABD, dünya politikasında hiç bugünkü kadar âciz duruma düşmemiş, hiç bu kadar önemsiz bir aktör olmamıştı. Özellikle de Washington’un çıkarlarının son derece büyük olduğu Ortadoğu’da… Çok değil, daha iki kadar önce ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, Hüsnü Mübarek yönetimindeki Mısır’ı, Ortadoğu‘nun istikrar âbidelerinden biri olarak tanımlama yanılgısına düşmemiş miydi?

İtalya-Milano merkezli Corriere della SeraArap ihtilali” başlığıyla yayınladığı yorumda, Arap ülkelerindeki gelişmelerin sonucunu kestirmenin son derece zor olduğunun altını çiziyor:

Kahire’de yaşananlar tam bir halk ihtilalidir. Zira, despot rejimlere karşı başlatılan halk ayaklanması başka şekilde tanımlanamaz. Ancak bir de madalyonun öteki yüzü var: Diline ‘ihtilal’ ve ‘özgürlük’ kavramlarını dolayan herkesin aynı zamanda demokrasi, azınlıkların korunması, kadın-erkek eşitliği ve iyi komşuluk ilişkileri gibi unsurları kastetmediği de bir gerçek. Bu nedenle Arap ihtilaline saygı göstermeli, ama onları cesaretlendirmemeliyiz. Çünkü asıl büyük risk ve tehlikeler önümüzdeki günlerde ortaya çıkacaktır. Olayların nasıl gelişeceği ise tam bir muamma.

http://yasanacakdunya.net



Daha fazlası

İlgili

Check Also

Close
Close