DÜNYAGÜNCEL

Almanya’da göç ve ‘entegrasyon’

almanya-gocmen

9 Aralık 2016 Cuma tarihinde “Liga der Wohlfahrtspflege BW e.V. Kurumu“, Integration mitWirkung adlı politik bir panel düzenledi. 100‘ün üzerinde katılımcı ile başlayan panelde dinleyici olarak çeşitli kurum ve kuruluşlardan katılanların sayısı ise 25 civarındaydı.

Panelin önemi Alman emperyalist burjuvazisinin gelinen noktada göçmen emeğiyle nasıl bir ilişki kurduğunu; gerek kalifiye gerekse düz işçileri kapitalist üretim maliyetlerinin en alta çekilmesi için nasıl bir dolgu malzemesi olarak kullanmayı tasarladığını açıkça ortaya koymasıydır.

‘Göç artık normal bir durum’

Panelin açılış konuşmasını yapan Eva-Maria Armbuster’in, “Göçmenliğin artık normal bir durum olduğu(nu)”, “Almanya‘nın bir göçmen ülkesi olduğu(nu)“, “Öte yandan iltica edenlerin sayısında, savaştan kaçarak Almanya‘ya gelenlerin sayısına oranla bir düşüş̧ olduğu(nu” belirttiği konuşması, Alman burjuvazisinin göçmen emeğiyle ihtiyaçlar temelinde nasıl bir ilişki kurduğunu gösteriyordu.

Konuşmanın devamında dile getirilen, “savaştan kaçarak buraya gelenlerin yüzde 73‘ü kalifiye insanlar ve ortalama 6,5 yıllık iş tecrübeleri var. Bunların yüzde 60‘ı ise Almanya‘da yüksek eğitim yapmak işitiyor bilgileriyse emperyalist ülkelerin insanların en korunmasız ve en çaresiz hallerinden ellerini ovuşturarak nasıl yararlandığını ifade ediyordu.

Kesenin ağzı işgücü ihtiyacı için açılır!

Eva-Maria Armbuster’in  ardından konuşan Baden Württemberg Bakanlık Müsteşarı Bärbl Miehlich, yakınlarda öldürülen üniversite öğrencisine değinerek başladığı konuşmasında, bunu demokrasiye karşı bir saldırı olarak nitelendirdi. “Globalleşen bir yaşamda”, koşulların değişmesine eşgüdümlü olarak, daha fazla entegrasyona ihtiyaç olduğunu belirten Miehlich, entegrasyonun odak noktasının dil olduğunu, dil öğrenimi konusunda daha sağlıklı tasarılara ihtiyaç duyulduğunu ve belediyelerin konuya eğilmesi gerektiğini vurguladı.

Bu vurgular da kapitalizmin göçmenlere sunduğu her olanağın daha asıl olarak nitelik kazanmış işgücüne yatırım yapılması anlamına geldiğini gösteriyordu.

 

multeci22

3+2 ile düz işçiler de unutulmuyor

Miehlich, 2013‘den bu yana entegrasyon temsilcisinin var olduğunu ve dil eğitimi için 4,6 milyon Euro harcandığını, bu parayla B1‘den C1‘e kadar basamak basamak dil kursları düzenlendiğini, meslek eğitimi ya da yüksek eğitim almak isteyenlerin dil sorununun giderildiğini aktardı.

Yine, “Baden Württemberg eyaletinde kalifiye iş gücü yetersiz olduğu için ‘Kalifiye İşgücü Birliği’ (Fachkräfte Allianz) kurulduğu(na)“, “böylece işgücü açığı bulunan bakımla ilgili mesleklerde, göçmenlerin eğitim ve iş olanaklarına kavuşabilecekleri(ni)“, ayrıca “Almanya‘da kalma koşulu olmayanlar için ise Eyalet Meclisi’nin 3+2 kuralını getirdiği(ni)” söyledi!

İşgücü ihtiyacı burjuvaları ‘ırkçılık karşıtı’ yapıyor

Konuşmacı olarak katılan TAZ (Tageszeitung) gazetesinin iç politika yazarı Sabine am Orde, ilk olarak, “Almanya‘daki paralel yapıya” vurgu yaptı. “Bunların Pegida ve AFD gibi gruplar olduğunu, özellikle Doğu Almanya‘da daha aktif olduklarını” belirtti. Yine, Sachsen Anhalt eyaletinde yüzde 23’lük bir oranla CDU‘nun arkasında yer aldığına, yine toplumun 1/5‘inin sağcı politik eğilimli olduğuna ve bunun 2 yıl evveline oranla daha yüksek olduğuna işaret etti.

Aslında bu rakamların çok önceleri de aynı olduğuna vurgu yaparak, “Aslında fazlalaşmadılar, daha çok ses çıkarmaya başladılar“ dedi! Ek olarak, “Sloganlarında İslam düşmanlığını kullanmaktalar. 2014 araştırma ve sonuçlarına göre, Almanya‘da 16,4 milyon kişi göçmen kökenli ve bunun da yüzde 20‘si Alman vatandaşı. Yoğunluğu İslam” dedi.

İkinci olarak, “Göçmen tartışmasının artık son bulması gerekir ve bunun üzerinden ayrımcılık yapılamamalı” vurgusunu yaptı.

Üçüncü olarak, “Gerçekliğin kabullenilmemesi”ne dikkat çekti. “Buraya insanlar işgücü olmak ve çalışmak için değil, korunma arayışından dolayı gelmişlerdir; bunların hepsi doktor veya bilgisayar mühendisi değil“ dedi.

Dördüncü olarak ise, “Burası artık göçmen toplumu haline gelmiştir. Öyle ya da böyle zıtlıklar, anlaşmazlıklar doğallığında olacaktır. Örneklersek, kapalı da giyinecekler, domuz yemeyecekler vb.” dedi.

Son olarak konuşmasında, “Kim Alman toplumu kapsamına girer? Unutulmasın ki, toplumun yüzde 5‘i Müslüman. Alman toplumuna ait olma kriterleri nasıl belirleniyor? Kimine göre bunu belirleyen inancı, kimine göre doğduğu ülke ve diğer kriterler… Aslında post-göçmen toplumda bir duygu karmaşası!” dedi.

Atölyeler

Konuşmaların ardından yapılan atölye çalışmalarında entegrasyonla ilgili 5 konu üzerinde konuşuldu:

 

1. Yaşam ve konut sorunu

2. Vatandaşların görev sorumluluğu 

3. Eğitim sorunları 

4. İş hayatına uyum 

5. Sağlık ve bakım 

3+2 Yasası

İş olanakları konusunda, Bakanlıktan Dr. Ralf Schäfer çarpıcı sözler söyledi. Açıklamasında, OECD sonuçlarına göre, Almanya‘nın yıllarca ABD, Yeni Zelanda, İskandinav ülkelerinin gerisinde iken, şimdiyse ön sıralarda yer aldığını belirtti. 3+2 yasası ile de, burada kalma koşulu olmayanlara “şans verildiğini”, “3 yıllık yardımcı meslek eğitimi ve 2 yıllık çalışma olanağı sunulduğunu” söyledi.

Kendi bakış açısına göre, yardımcı meslek eğitimi konusunun hataları da beraberinde getiren bir durum olduğunu vurguladı! Öte yandan, yasa değişikliğine gidildiğini, yabancı diploma ve benzeri nitelikteki belgelerin daha hızlı tanındığını belirtti.Ayrıca Kalifiye İşgücü Birliği ve İş ve İşçi Bulma Kurumlarının, savaş̧ mültecilerine hangi alanlarda ne gibi iş olanakları sunulabileceği konusunda, ortak çalışma içinde olduğunu söyledi.

AB’den gelenlerin sayısı yüksek

 

Verilerden hareketle, Avrupa Birliği ülkelerinden Almanya‘ya gelenlerin sayısının, gelen mülteci sayısından çok daha fazla olduğunu belirtti. Daha sonra söz alan İngiliz asıllı bir dinleyici, mültecilerin ilk etapta olması gerekenin altında ücretlerle çalıştırıldığına ve bunun kabul edilemez olduğuna dikkat çekti.

Eğitim 

Eğitim konusunda, Kültür Bakanlığı şube sorumlusu Renzo Costantino, çeşitli veri ve rakamlardan yola çıktı. Hazırlık sınıflarında, 30 bin 660 öğrenci ve bin 990 derslik olduğunu belirtti. Bu sayıdan 75 öğrenci lise, 125 öğrenci ortaokul, yaklaşık 16 bin öğrenci ilkokul ve düzeyi, geri kalanının ise meslek ortaokullarında okuduğunu belirtti.

Saat 14:30‘da atölye konuşmalarının sonuç bildirgesi okundu ve entegrasyon konulu tartışma platformu sona erdi.

Göçmenler Dolgu Malzemesi / Tampon Güç 

Panelde ortaya konulanları ilk elde son derece iyi niyetli ve göçmenler yararına düşünülmüş projeler olarak algılamak mümkün. Fakat arka planına baktığınızda Alman burjuvazisinin göçmenler açısından hayli zor olan koşulları dönemin dayattığı işgücü ihtiyacı temelinde reorganize etme arayışında olduğunu görmek mümkün. Merkel’in Suriye savaşındaki göçle ilgili “şu kadar kalifiye alabiliriz” diyecek kadar soğukkanlı hesaplar yapması bile bunun tipik ifadesidir zaten.

Yeni yeni birlikler kuruluyor… Kalifiye İşgücü Birliği keyfi kurulmadı. Bu birliğin, İş ve İşçi Bulma Kurumu’yla sıkı ilişkiler içinde olması, sadece yardım amaçlı değil. Kapitalist dünyanın çıkarı ve devamı için bu zaruri…Bunun için, sözümona ‘sosyal baskı grupları’ adını verdiğimiz, AWO, Caritas, DRK, Paritätische, Diakoni gibi kuruluşlar sömürü düzeninin idamesi için kolları iyice sıvamış durumda. Bu da yetmezmiş̧ gibi, planlı olarak çeşitli kurum ve kuruluşları, proje üretimi ve teşvikiyle bu ağın içine çekip, göçmenlerin çeşitli sorunlarını çözme ve gidermede yine göçmenleri tampon güç olarak kullanıyorlar.

Almanya göçmen ülkesi, ama varlığını devam ettirmesi için, açıklarını kolayca ve de ucuza kapatabileceği bir kaynak, göçmenler! Zira çoğunluğu kalifiye ve ortalama 6,5 yıllık iş tecrübeleri var! Bu durumda, Macaristan, Avusturya gibi AB ülkelerinin mülteci alımında neden bu kadar katı olmasınlar, yoksa çoğunluk kalifiye işgücünü Almanya aldı da ondan mı!

Kalifiye göçmenler, eğitimsiz çocuklar!

Fakat Almanya geleceğin politikacıları, ülkeyi yönetecek insan seçiminde de bir o kadar şoven! Kültür bakanlığının eğitim verilerine bakıldığında, hazırlık sınıfları içinde sadece 200 göçmen/mülteci kökenli öğrenci dikkat çekiyor. Çünkü bunlar lise ve ortaokulda okuyacak adaylar. Toplam 30 bin 660 öğrenci içinde, 200 öğrenci çok şaşırtıcı bir rakam! Eğer yüzde 73 oranda kalifiye insan Almanya‘ya geldi ise, bunların çocuklarında da belli bir düzey olması gerekmez mi?

BW eyaleti, bir hamle ile 3+2 yasasını uygulamaya sokarak, olası düz işçi açığını da mültecilerden kapatmak istiyor. Bu insanların 5 yılını hem çalacak hem de işgücü harcamalarını minimuma indirecek.

Sonuç olarak Almanya, her yaptığı işte çirkin yüzünü küstahça ortaya koymaktan çekinmiyor. O zaman göçmenlere düşen görev, birlikteliklerini güçlendirmek, entegrasyon meselesini doğru analiz ederek, karşı adımların atımını sağlamaktır.

 

Ali Kolcu  Stuttgart, 14 Aralık 2016  

 

Daha fazlası

İlgili

Close