Yaşanacak Dünya’nın da bileşeni olduğu Krieg dem Krieg (Savaşa karşı Savaş) Platformu savaş hazırlığına karşı JugendPark (Gençlik Parkı’nda) bildiri dağıtımındaydı
Platform bileşenleri; Federal Ordu’nun Köln’de gençleri askere almak için hafta sonu yapacağı Olimpiyatlara karşı Gençlik Parkı’nda bildiri dağıtıp, sesli ajitasyon yaparak park içinde pankart ile yürüdüler. Gençlerin yoğunlukta olduğu yerlerde her hafta eylemi tekrarlayacaklarını duyurdular.
Nehir kenarı boyunca yürünen parkta yer yer okunan bildiride;
“Savaş Bakanı Pistorius, “Yeniden savaşa hazır hale gelmeliyiz” dedi. Son haftalarda siyasetçilerin bu ve benzeri açıklamalarını neredeyse her gün haberlerde okuyoruz. Zorunlu askerlik ya da “genel zorunlu hizmetin” uygulamaya konması sıklıkla tartışılıyor; bahanesi ise böylelikle “Kendimizi savunmak zorundayız” oluyor.
Peki ama buradaki “biz” kim? Eğer siz, öğrenci, stajyer ya da öğrenci olarak, Alman devleti için silaha sarılırsanız, bu durumda kimin çıkarlarını savunuyorsunuz? Oysa “onlar” sen değilsin. “Biz”in çıkarları, silah üretimi yoluyla savaştan para kazanan Rheinmetall ve ortaklarının ve örneğin Ukrayna’da ekonomik kazançları olduğu için savaşa ihtiyaç duyanların çıkarlarıdır. Bunlar içerisinde, nadir toprak elementlerine erişmek, BMW gibi Alman şirketlerinin Ukrayna’da kablo tesisatlarını çok ucuza üretebilmek gibi “faydalar” var. Orada işçiler saat başına 2,50 euro alıyor.
Bizi savaşta kendi çıkarları için kullanmak isteyenlerle ortak noktamız ne? Hiçbir şey! Başka ülkelerden bizim gibi gençleri öldürmemiz için bizi eğitmek istiyorlar. Peki geçimimizi ve dolayısıyla geleceğimizi yok edenlerin çıkarlarını savunmak için neden kendi türümüzü vuralım ki? Açıktır ki, gençler iktidarın savaş planlarında “top yemi” olarak kullanılmak istenmektedir.
Ukraynalı bir asker kaçağı askere alınmanın ne demek olduğunu anlatıyor: Mezun olduğu sınıftan 7 sınıf arkadaşı hâlâ hayatta. Geriye kalan herkes öldü. Aylarca birlikleriyle 20 santimetrelik su dolu hendeklerde oturdular, kışın sıcaklığın -10 dereceye kadar düştüğü koşularda da.. Kritik sorular soran herkes, bir kahraman gibi ölmek üzere ön cepheye gönderilir. Rusya tarafında da işlerin pek farklı olmadığı söylenebilir.
Dünyadaki savaşlar gökten inmez. Bunlar herhangi bir başkanın kötü bir ruh halinde olmasının sonucu da değildir; ilgi alanları ve sınıflarla ilgilidir. İktidardakiler savaşa ihtiyaç duyuyor çünkü bundan faydalanıyorlar. Bundan faydalanmayanlar dünya halklarıdır ama bedelini ödeyenler de onlardır.
Ama aynı zamanda bu savaşları kalıcı olarak sonlandırabilecek güç de onlardadır. Bu ise ancak, askerlerin silahlarını tersi yöne çevirmeleri ve dünya halklarının kendi ülkelerinde burjuva yöneticileri cehenneme kadar kovalamaları ile mümkün olabilir!Bu ülkede de emperyalistlerin savaşına karşı direniş gerçek bir seçenek haline gelmeli!” denildi