HABER MERKEZİ-Covid-19 salgını nedeniyle en fazla trajedinin yaşandığı yerlerden bir tanesi de göçmen kampları.
Önce AB ülkelerine şantaj için faşist Türk devleti tarafından sınırlara yığılan göçmenler. Yunanistan tarafından ateş açılması, gaz bombaları altında su dahi bulamadan bekleyişleri sonrası ne oldular?! “Salgın” denilerek adları dahi anılmaz oldu. Almanya ve Yunanistan’da ise normalde “toplama kampları” nı aratmayan kamplarda hastalanan mültecilerin polis yığınağı ile kamplara tıkılması yaşandı. Tabiki her zulüm direnişi de tetikler. Öylede olmaktadır, mülteci kampları önümüzdeki günlerde patlama ve direniş yerleri olmaya aday yerlerdir.
Almanya‘nın Sachsen-Anhalt eyaletindeki Halberstadt Ön Kabul Merkezi’ndeki yüze yakın sığınmacı, 4 Nisan’da açlık grevine başlamışlardı. İşte şimdi de göçmenlerin geçmek için canlarını ortaya koydukları Yunanistan’dan bir haber düştü gazetelere.
Yunanistan’ın Midilli Adası’ndaki Moria kampında 16 yaşındaki bir genç çarşamba sabahı bıçaklanarak ağır yaralandı. Ve hastahanede yaşamını yitirdi. Bu durum gençlerin kaldığı bölümde kavga çıkmasına neden oldu.
Bu koşullara tepkili göçmenler dün (10 Nisan) bir araya gelerek eylem düzenledi. Eylem sırasında “Adalet istiyoruz”, “Moria Hazara halkı için güvenli değil”, “Hak ve güvenlik istiyoruz” yazılı pankart ve dövizler taşındı.
Yunanistan’da yaklaşık 100 bin sığınmacı, 70 bini 38 ayrı kampta yaşarken, Ege Denizi’ndeki 5 adada bulunan kayıt ve ağırlama merkezlerinin kapasitesi 6.200 iken, 39 binin üzerinde göçmen barınıyormuş.
Üç bin kişilik kapasitesi olan Moria kampında, insan değillermişçesine balık istifi gibi 25 bine yakın göçmen kalıyormuş. Kampta barınacak yer kalmadığı için kampın etrafında çadır ve kabinler kurulmuş.
Açıklanan bilgilere göre salgından kaynaklı artan gerginlik, kavgaların artmasına da neden olmuş.