DÜNYAManşet

Tecrit sadece siyasal değil ideolojik de bir saldırıdır

Kürt Özgürlük Hareketi önderi Abdullah Öcalan üzerinde 25 yıldır süren mutlak tecrit, 36
aydır tam iletişimsizlik şeklinde derinleştirilmiştir.
İmralı’daki bu tecrit faşist devlet geleneğinin bugünkü durumunu gözler önüne sererken, tecrite karşı içerde ve dışarda büyük direnişte sürmektedir.

Fakat tecrit sadece İmralı’da değildir. Oradan başlamak üzere Türkiye’yi faşizm büyük bir
halklar hapishanesine dönüştürmek istemektedir. Yaşadığımız emperyalist metropollerde de
tecrit ırkçılık faşist bir yabancı düşmanlığı üzerinden örgütlenmek istenmektedir. Yüzbinlerin
sokaklarda karşı iradesini beyan ettiği faşist ırkçılık dünya çapında da önü açılarak
geliştirilmektedir.

Bu anlamda İmralı tecriti Kürt Özgürlük Hareketi önderi Abdullah Öcalan şahsında sadece
Kürt Halkı’na değil, tüm halklara, dünya çapında sınıf ve emekçilere de dayatılmaktadır.
Türk faşist devleti, İmralı tecridi ile başından beri Kürt ulusunu öndersiz bırakıp teslim alma,
ideolojik olarak kırılma yaratmanın çabası içerisine olmuştur. Bunu başaramamıştır
başaramayacaktır da.

İmralı tecriti AKPMHP şahsında faşizmin 2014’te başlattığı “Çöktürme Planı” sonrasında
Kürt özgürlük mücadelesine dört bir yandan saldırıdan bağımsız değildir. Rojava ve Medya
Savunma Alanlarına yönelik işgalci saldırganlık, Kürt ve Türk devrimcilere, sosyalistlere
yönelik suikast saldırıları ve İmralı tecridi bütünlüklü bir konseptin parçalarıdır.

Yine İmralı tecriti; emperyalist ve bölgesel güçlerin, Ortadoğu’da ekonomik, siyasi ve
toplumsal dizaynını engelsiz gerçekleştirebilmek istemelerinin de bir parçasıdır. Avrupa
devletlerinin, kurumlarının tecrit karşısındaki suskunluğu buna paralel işlemektedir.

Türkiye ve Kuzey Kürdistan’da tecrit tüm toplumu saracak biçimde ağırlaşıyor; işçi sınıfının
kazanımları gasp ediliyor; erkek şiddetinin önü açılıyor; gençler geleceksizleştiriliyor; çocuk
istismarları yaşanıyor; LGBTİ+lara yönelik nefret suçları örgütleniyor. Bu nedenle İmralı
tecridi ve hapishanelerdeki süreçler yalnızca Kürt Halkının ve devrimci tutsakların değil
bütün yaşam alanları hapishaneye dönüştürülen tüm halkların gündemidir.

Tecridi kırmak ise ancak ve ancak tüm toplumsal dinamiklerin ortak mücadelesi ile olacaktır.
Tecride karşı başlatılan tüm mücadele yöntemlerinde yan yana durmakla olacaktır. Bizler
Avrupa Demokratik Güç Birliği (ADGB) bileşenleri olarak; dünyayı tecrit çemberine almak
isteyenlere karşı 17 Şubat’ta Köln’de yapılacak mitinge katılmaya, bu mücadeleye omuz
vermeye çağırıyoruz!

Avrupa Demokratik Güç Birliği
Daha fazlası

İlgili

Close