Avusturya’da kadın cinayetlerine, erkek şiddetine ve devletin cezasızlık politikalarına karşı kadınlar Viyana sokaklarındaydı.
Zora ve Young Struggle’nın organize ettiği, diğer kadın örgütleri ve Kadın Gözüyle olarak bizimde katılarak destek verdiğimiz eylem yaklaşık bir saat sürdü. Eylemde yapılan konuşmalarda, kadınlara yönelik şiddetin istisna olaylardan değil, kapitalist ve ataerkil sistemin ürettiği sistematik bir mekanizmadan kaynaklandığı vurgulandı.
Konuşmalarda, “2025 yılında Avusturya’da şimdiye kadar 15 kadın cinayeti işlendi ve yıl henüz bitmedi bile” denilerek ülkedeki tablo gözler önüne serildi. Dünya genelinde her on dakikada bir kadının öldürüldüğü hatırlatılırken, “Avusturya da bunun istisnası değil. Burada da ataerkillik olağan durumdur” sözleriyle kadın cinayetlerinin sistemden bağımsız düşünülemeyeceği ifade edildi.
Devletin faiileri korumasına Seiler&Speer grubunun solisti Christopher Seiler ve ORF Genel Müdürü Weißmann örnek gösterildi. Seiler’ın hakkında cinsel şiddet iddiasıyla dava açılmasına rağmen turnelerine devam ettiği, 2022-2026 yılları arasında Avusturya kamu yayıncısı ORF’nin (Österreichischer Rundfunk) Genel Müdürü olarak görev yapan sözde gazeteci ve medya yöneticisi Weißmann’ın ise görevinden istifa edip ortalıktan kaybolduğu vurgulandı.
Kadınların yalnızca erkek şiddetiyle değil, kapitalist sömürü düzeniyle de kuşatıldığına dikkat çekilirken. “Hayatları boyunca kapitalist sistem için çalışan kadınlar, yaşlılıkta yoksulluk ve ölümle ödüllendiriliyor. Bir kadın cinayeti, uzun bir şiddet sarmalının yalnızca son halkasıdır. Kapitalizm ise kadınların ücretsiz bakım emeği üzerinden kar elde etmektedir” denildi.
“Failler cezasız kalıyor ve şiddet artık yalnızca fiziksel dünyada yaşanmıyor” denilerek dijital şiddetin ulaştığı iğrenç boyuta dikkat çekildi.
Telegram gibi platformlarda kadınlara yönelik cinsel saldırıları örgütleyen erkek ağlarının ortaya çıkmasının tesadüf olmadığı belirtilerek, “Erkeklerin birbirleriyle örgütlenerek partnerlerini, kız kardeşlerini ve annelerini uyuşturup tecavüz etmeyi konuştukları Telegram gruplarından binlerce kadın etkilenmektedir. Bunların arasında Avusturya’dan kadınlar da vardır. Devlet ise yalnızca seyretmekle kalmıyor; bu düzenin sürmesine de aktif biçimde katkıda bulunuyor.“ denildi.
Kadınlar ve trans bireylerin devlet şiddetinden de doğrudan etkilendiğinin altı çizilen konuşmalarda, polis şiddeti, cinsel saldırılar, aşağılayıcı muamele ve transfobik saldırılar hatırlatıldı. “Boyun eğmeyen kadınlar ataerkil rol kalıplarına uymadıkları için cezalandırılıyor. Erkekler tarafından. Devlet tarafından. Polis tarafından” sözleri, eyleme katılanlar tarafından sık sık atılan sloganlarla karşılandı.
Eylem, “Bedenlerimiz bir meta değildir; polis, devlet ve erkekler bedenlerimiz üzerinde istediklerini yapamaz”, “Biz öfkeliyiz ama aynı zamanda kararlıyız. Adalet için mücadele edeceğiz” ve “Buna izin vermeyeceğiz. Bu yüzden bugün Viyana sokaklarındayız” vurgularından sonra, “Kadınlara yönelik şiddete karşı mücadelede örgütleniyoruz. Sen de katıl!” çağrısıyla sona erdi.