Amazon yağmur ormanlarında kesilen yakılan her bölge, daha yoğun yağışlara ve fırtınalara sebep oluyor
Yeryüzünün tüm coğrafyalarını şu veya bu biçimde etkileyen “iklim değişikliği”nin sonuçları her geçen gün daha da belirginleşiyor. İnsanın ve toplumların üretici güçlerinin olduğu kadar doğanın da emperyalist-kapitalist talana maruz bırakılması, tahrip edilmiş doğada yaşam alanlarını yok ediyor, dünyanın kentlerinde ve kırlarında artık kriz düzeyinde ortaya çıkan çevresel sorunlar insanoğlunu boğuyor.
Bu ayın başlarında Kaliforniya’da yaşanan eşi benzeri görülmemiş üç aşamalı sıcak hava dalgasından, Amerika’nın Güneydoğu’sunu vuran ardışık kasırgalara, Hindistan’daki aşırı muson yağmurlarına ve Amazon havzasındaki aşırı kuraklığa kadar, iklim değişikliği inkar edilemez açıklıkta yeni ve daha büyük felaketlere yol açıyor.
“Liberation News”in aktardığı, Lawrence Berkeley Ulusal Laboratuvarı’nın analizine göre, iklim değişikliğinin, Georgia ve Carolinas’ta “Helene Kasırgası”nda yüzde 50 daha fazla yağışa neden olduğu ve yoğun yağış olasılığını 20 kat artırdığı anlaşıldı. Analiz, Helene Kasırgası’nı besleyen yüksek okyanus sıcaklıklarının iklim değişikliği nedeniyle meydana gelme olasılığının 200 ila 500 kat daha fazla olduğunu gösterdi.
En az 250 kişinin ölümüne ve yüzlercesinin kayıp olmasına neden olan Helene’i sadece iki hafta sonra “Milton Kasırgası” izledi. Sadece Helene’den dolayı 16 eyalette rüzgar ve selden kaynaklanan 47,5 milyar dolara kadar hasar tahmininde bulunuldu.
“Climate Central”dan alınan veriler, 1980’lerde ABD’de ortalama her 82 günde 1 milyar dolarlık felaketlerin meydana geldiğini gösteriyor. 2017-2022 yılları arasında bu felaketler her 18 günde bir yaşanır oldu.
Öte yandan, kâr odaklı sigorta şirketleri yalnızca Kaliforniya ve Florida gibi felaketlere eğilimli eyaletleri kapsamına almayı reddetmekle kalmıyor, aynı zamanda son felaketlerin ardından, zarara uğrayan müşterilerinin taleplerini ödememenin yollarını bir şekilde buluyorlar!
İklim kaosunun itici gücü: Kapitalist yağma
Atmosferdeki daha yüksek karbon ve diğer sera gazlarının hava ve okyanus sıcaklıklarını ısıttığı iyi bilinmektedir. Peki ormansızlaşmanın ısınma ve aşırı hava koşullarındaki rolü nedir? ABD Körfez Kıyısı’ndan çok uzakta gibi görünebilir, ancak Atlantik’teki hava değişimleri Amazon yağmur ormanlarıyla bağlantılıdır. Basitçe söylemek gerekirse, daha fazla ağaç fırtınaları besleyecek daha az “enerji” anlamına gelir, bu nedenle Amazon’daki ormansızlaşma arttıkça Atlantik’te oluşan fırtınaların sıklığı ve şiddeti de artar.
Fırtına oluşumu için gereken “enerji” yalnızca ılık okyanus sularından çekilmez, aynı zamanda yeni araştırmalar bir fırtınanın gücünün atmosferdeki su buharı miktarıyla belirlendiğini göstermektedir. Okyanus üzerinde oluşan -fırtınaları tetikleyen- hava hareketlerinin oluşumu ve gücü yeterli miktarda su buharı gerektirir ve geniş, bozulmamış ormanların bölgeyi bu aşırı fırtınalardan koruduğu ispatlanmıştır. Amazon gibi büyük ormanlar nemi okyanuslardan karaya çeker ve bir orman üzerindeki atmosfer koşulları sert rüzgarları emer. Ormanlar ağaçsızlaştırıldığında, komşu okyanus üzerinde daha fazla nem mevcut hale gelir ve bu “mekanizma” zayıflar, fırtınaların sıklığı ve gücü artar.
Amazon yağmur ormanı yalnızca Atlantik fırtınalarını etkilemekle kalmaz, aynı zamanda o bölgenin karalarında meydana gelen yağışın yüzde 80’inden de sorumludur. Ağaçlar “biyotik bir pompa” görevi görerek bulut oluşumuna neden olan su buharı ve mikropları serbest bırakır. Orman alanları tamamen kesilip yakıldığında, bu çıplak toprak parçaları bitişik ormanlık alanlarda kuruma yaratarak alanı yangına karşı daha savunmasız hale getirir. Bitki örtüsünün aksine çıplak toprak, güneşten gelen ısıyı emerek atmosferik ısınmaya ve kurumaya katkıda bulunur. Bu şekilde ağaç kaybı ve küresel hava sıcaklıkları arttıkça, Amazon’da kuraklık ve yangın olasılığı üç katına çıktı ve Amazon şu anda 40 yıldır en şiddetli kuraklığını yaşıyor.
Ormansızlaşma oranı 2022’den bu yana biraz yavaşlamış olsa da, genel gidişat hâlâ felaketleri çoğaltma yönünde. Mevcut tahminler, Amazon havzasının yüzde 17’sinin ormansızlaştırıldığını gösteriyor. Yüzde 20-25’lik bir orman kaybının, tropikal yağmur ormanını küresel ısınma için felaket etkileri olacak bir otlak ekosistemine doğru sürükleyecek olan Amazon için dönüm noktası olduğu tahmin ediliyor.
Peki ormansızlaşma neden devam ediyor? 1990’lardan bu yana dünya, esas olarak Cargill, Black Rock, Walmart, McDonald’s, Starbucks ve Proctor & Gamble gibi ABD merkezli şirketler de dahil olmak üzere 13 küresel şirketin elinde olmak üzere 1,3 milyon kilometrekare orman örtüsünü kaybetti.
Bu yıl şimdiye kadar, Brezilya yağmur ormanlarında ve güneydeki Pantanal sulak alanlarında 32 milyon dönüm yandı. Bu yangınların çoğu, madencilik, kerestecilik ve tarım tekelleri için arazi temizlemek amacıyla “yasadışı” olarak çıkarıldı ve birçok yangının kontrolden çıkmasına neden olan kuraklık tarafından daha da körüklendi.