Sachsen-Anhalt eyalet seçimleri 6 Eylül’de yapılacak. Seçimlere dört ay kala heyecan dorukta.
Hiç bir eyalet Sachsen-Anhalt kadar “Almanya için Alternatif“ (AfD) yönetimine hazır değil gibi görünüyor.
Yakın geçmişte doğu eyaletlerinde yapılan yerel seçimlerinde belediye başkanlıklarını AfD’ye kaptırmamak için orta diye ifade edilen partilerin birlikte hareket etmeleri, Yeşiller ve Sol partinin aday göstermeyip CDU’nun belediye başkan adaylarını desteklemeleri geldiğimiz noktayı gösteriyor.
Aşırı sağcı parti AfD’nin büyüme gücü diğer bütün partilerin seçimlerde taktik olarak birlikte davranmalarına sebep olduğunda, seçmen açısından bileşenlerin biribirinden farklı olmadığını ifade ediyor.
Geçmişte sağ veya sol diye ifade edilen siyasal partilerin profilleri az ya da çok belli idi. Şimdilerde bu profili fark etme ve ölçme şansı kalmadı gibi. Herkes ortaya oynarken çeperin kenarında kalanlar güç kazanıyor.
Günümüzde AfD bundan önce aşırı sağ ya da faşistlerin kurdukları (NPD, Republikaner, DVU) gibi partilerle karşılaştırmamak gerekir. Özünde ortak noktaları olsa da içinde yaşadığımız dönem gereği ve edindikleri tecrübe ve kurumsal güç nedeni ile daha kadrosal ve entelektüel, aynı zamanda stratejik ve taktiklerini iyi kulanan bir güce ve beceriye sahip olduklarını unutmamak gerekir.
Sachsen-Anhalt eyaletinde 1998 seçimlerinde, Alman Halk Birliği (DVU) yüzde 12,9 oy alarak parlementoya girmiş, iç sonunlarından dolayı beş yıl sonraki seçimlere katılmamıştı. Takip eden diğer seçimlere katılan aşırı sağcı NPD gibi partiler DVU’nun ulaştığı seçim başarısına ulaşamamıştı.
Almanya için Alternatif (AfD) ilk defa 2016 yılında eyalet seçimlerine katılarak yüzde 24,3 alarak tabloyu alt üst etmişti. Beş yıl sonra 2021 seçimlerinde yüzde 20,8 ile az bir düşüş oldu. Fakat önümüzdeki seçimler için Mayıs başında İnfratest Dimap yaptığı kamuoyu araştırmasına göre AfD’nin Sachsen-Anhalt seçimlerinde yüzde 41 ile birinci parti olduğunu gösteriyor. Böyle devam ederse yüzde 45 olabilir, bu durumda meclis çoğunluğu sağlıyarak hükümet kurması mümkün olabilir. Aynı araştırma Yeşillerin ve şu anda hükümet ortağı Hür Demokrat Parti (FDP) parlementoya giremiyor. Geleneksel olarak Sachsen-Anhalt eyaletinde gücü olan Sol Parti (Die Linke) % 12 ile durumunu korurken BSW’nin %5 barajına takılacağını gösteriyor. Sosyal Demokrat parti (SPD) %7 tahmin edilirken, iki dönemdir üçlü koalisyon ile eyaleti yöneten Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) %26 ile ikinci sıraya yerleşiyor. CDU’nun seçimlere kadar AfD ile arasındaki %15‘lik farkı kapatması mümkün görünmüyor.
Yakın geçmişte doğu eyaletlerinde yapılan yerel seçimlerinde belediye başkanlıklarını AfD’ye kaptırmamak için orta diye ifade edilen partilerin birlikte hareket etmeleri, Yeşiller ve Sol partinin aday göstermeyip CDU’nun belediye başkan adaylarını desteklemeleri geldiğimiz noktayı gösteriyor.
Aşırı sağcı parti AfD’nin büyüme gücü diğer bütün partilerin seçimlerde taktik olarak birlikte davranmalarına sebep olduğunda, seçmen açısından bileşenlerin biribirinden farklı olmadığını ifade ediyor.
Geçmişte sağ veya sol diye ifade edilen siyasal partilerin profilleri az ya da çok belli idi. Şimdilerde bu profili fark etme ve ölçme şansı kalmadı gibi. Herkes ortaya oynarken çeperin kenarında kalanlar güç kazanıyor.
Günümüzde AfD bundan önce aşırı sağ ya da faşistlerin kurdukları (NPD, Republikaner, DVU) gibi partilerle karşılaştırmamak gerekir. Özünde ortak noktaları olsa da içinde yaşadığımız dönem gereği ve edindikleri tecrübe ve kurumsal güç nedeni ile daha kadrosal ve entelektüel, aynı zamanda stratejik ve taktiklerini iyi kulanan bir güce ve beceriye sahip olduklarını unutmamak gerekir.
Sachsen-Anhalt eyaletinde 1998 seçimlerinde, Alman Halk Birliği (DVU) yüzde 12,9 oy alarak parlementoya girmiş, iç sonunlarından dolayı beş yıl sonraki seçimlere katılmamıştı. Takip eden diğer seçimlere katılan aşırı sağcı NPD gibi partiler DVU’nun ulaştığı seçim başarısına ulaşamamıştı.
Almanya için Alternatif (AfD) ilk defa 2016 yılında eyalet seçimlerine katılarak yüzde 24,3 alarak tabloyu alt üst etmişti. Beş yıl sonra 2021 seçimlerinde yüzde 20,8 ile az bir düşüş oldu. Fakat önümüzdeki seçimler için Mayıs başında İnfratest Dimap yaptığı kamuoyu araştırmasına göre AfD’nin Sachsen-Anhalt seçimlerinde yüzde 41 ile birinci parti olduğunu gösteriyor. Böyle devam ederse yüzde 45 olabilir, bu durumda meclis çoğunluğu sağlıyarak hükümet kurması mümkün olabilir. Aynı araştırma Yeşillerin ve şu anda hükümet ortağı Hür Demokrat Parti (FDP) parlementoya giremiyor. Geleneksel olarak Sachsen-Anhalt eyaletinde gücü olan Sol Parti (Die Linke) % 12 ile durumunu korurken BSW’nin %5 barajına takılacağını gösteriyor. Sosyal Demokrat parti (SPD) %7 tahmin edilirken, iki dönemdir üçlü koalisyon ile eyaleti yöneten Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) %26 ile ikinci sıraya yerleşiyor. CDU’nun seçimlere kadar AfD ile arasındaki %15‘lik farkı kapatması mümkün görünmüyor.
Hans-Georg Maaßen iç işleri bakanımı olacak?
Olası bir AfD iktidarında, kabinede hangi bakanlıklara kimlerin getirilebileceğine yönelik görüşler tartışılmaya başlandı. Geçtiğimiz günlerde, Anayasayı koruma örgütü eski başkanı Hans-Georg Maaßen’nin İç İşleri bakanı olacağı haberi basına düştü. Maaßen ise gazetecilere “Vatana faydam olacaksa neden olmasın“ diyerek aslında göreve hazır olduğunu söylemiş oldu. Maaßen, Anayasayı koruma örgütü başkanlığı döneminde yaptığı ırkçı açıklamalar sonucu, dönemin şanşölyesi Angela Merkel tarafından görevden uzaklaştırılmış, daha sonra CDU’ya yakınlığı ile bilinen Werte Union (Değerler Birliği) başkanlığını yapmış tartışmalı bir isim.
AfD’nin Sachsen-Anhalt Başbakan adayı Ulrich Siegmund, Frankfurter Allgemeine gazetesine yaptığı açıklamada eyalet yönetim kademelerinde çalışan 150 – 200 kişinin görevlerine son verileceğini, kendilerinin belirlediği kadroların bu görevleri devralacağını açıklıyor. Gerekirse başka eyaletlerden de görevleri üstlenecek kadrolarında alınabileceğini belirtiyor.
Diğer bakanlıklar konusunda partide herhangi bir sızıntı şu ana kadar yok. Sadece Maliye bakanının (Robert Habeck’i kastederek,) “Çocuk kitabı yazarı olmayacağını“ açıkladılar.
Mecklenburg-Vorpommern ve Berlin eyalet seçimleri
20 Eylül’de yapılacak Mecklenburg-Vorpommern ve Berlin senato seçimlerinde de ciddi bir yarış var. Araştırmalar AfD’nin bu iki eyalette de oylarını arttırdığını gösteriyor. Mecklenburg-Vorpommern de %38 ile birinci Berlin’de %17 ile ikinci sırayı almış durumda.
Mart ayında ülkenin batısında kalan Baden-Württemberg ve Rheinland-Pfalz seçimlerinde aldığı %18 oranındaki sonuç ile sadece Doğu Almanyanın partisi olmadığını kanıtlamış oldu.Anayasayı Koruma Örgütünün “Kesinlikle aşırı sağcı„ olarak ilan etmesi AfD seçmenlerini korkutmuyor. Araştırmalara göre Almanya genel seçimleri oy dağılımında birinci parti olacağını gösteriyor.
Liberal demokrasinin korunması şemsiyesi altında toplanan partilere güven gittikçe azalıyor. Askeri harcamalara harcanan milyarlar ve sosyal hakların her geçen gün daha da kısılması, yoksulların daha yoksul zenginlerin daha zengin olması, geleceğe ilişkin insanların güven duygusunu azaltıyor.
Böylesi bir ortamda milliyetçi, ırkçı söylemlerle, eski partileri, Sol örgütleri ve göçmenleri, bütün olumsuzlukların sorumlusu gösteren AfD popülist politikaları ile zirveye oynuyor. Açtığı parti okullarında kadro yetiştiriyor, on yıllardır var olan faşist örgütlerle ilişkilerini gizleme gereği bile duymuyor. Bu cesareti arkasına aldıkları toplumsal ve kurumsal destekden alıyorlar.Bu tablo karşısında halkın sorunlarına çözüm üreten, militarizme karşı, barışı savunan cesaretli bir sola ve demokrasi cephesine ihtiyaç dünden daha fazla.
Önümüzdeki kış daha soğuk olacak, rüzgar sağdan esiyor.
DuvarYazısı-Ali Şahverdi