Paris Saint Dominique Anaokulu’ndaki yirmiden fazla çocuğun cinsel istismara uğramış olması dikkatleri yeniden çocukların güvende olmadığına çekti. Yirmi kişinin çalıştığı Saint Dominique Anaokulu’nda on altı kişi gözaltına alındı iki erkek çalışan ise tutuklandı.
Nuray Sarıyelek
Fransa devleti çocukları koruyamıyor.
Kamuda, özel ve dini eğitim ve bakım kurumlarında çocuklar cinsel istismara, taciz ve tecavüze uğruyor, şiddete maruz kalıyorlar.
En son Paris Saint Dominique Anaokulu’ndaki yirmiden (bilinen) fazla çocuğun cinsel istismara uğramış olması dikkatleri yeniden çocukların güvende olmadığına çekti. Ailelerin polise yaptığı şikayetler sonucu anaokulunda yaşanan şiddet, taciz ve tecavüz gerçeğini açığa çıkardı. Bunun üzerine yirmi kişinin çalıştığı Saint Dominique Anaokulu’nda on altı kişi gözaltına alındı iki erkek çalışan ise tutuklandı.
Benzer durumlar daha önce de Fransa’nın Paris, Nancy, Haute-Savoie, Moselle, Courbevoi, Hautes-Pyrénés kentlerinde ve bölgelerinde yaşanmıştı.Bunlar, artık gizlenemeyen bir duruma gelip açığa çıkanlar sadece. Yani bütün veriler, işin aslının göründüğünden çok daha vahim bir noktada olduğuna işaret ediyor.
Bunu ne yazık ki açığa çıkan benzer skandalların on yılları bulan engebeli yollardan geçmesiyle biliyoruz. Çocukların ağzından kaçırdığı sözler ya da davranış bozuklukları göstermeleri üzerine yapılan aile şikayetleri sonrası kurumlar bütün olanaklarıyla gerçeklerin açığa çıkmaması yönünde muazzam bir çaba harcıyorlar. Psikolojik baskı, tehdit, yalnızlaştırma… Çocuklar yalancı, şikayetçi ebeveynler durumu abartıyor oluyorlar… Kendi imajları açısından telaşa düşerek olan biteni saklamak için muazzam bir enerji harcıyorlar. Yeter ki okulun prestiji “zarar görmesin!”
Kanımızı donduran 3-5 yaşlarındaki bu çocuklara yaşatılanlarla bütün gelecekleri çalınırken, onlar sadece prestijleri ve kaybedecekleri müşterileri açısından kaygılanıyorlar!
Sağlanamayan güvence
Koca koca devletler çocuklara güvenli ortamları sağlamaktan acizler; bunu yapamadıklarından değil yapmak istemediklerinden… Bu konuda bir arpa boyu yol alınamamış olması, koruma önlemleri için harcanacak miktarın getirisinin olmamasıyla bağlantılıdır. Oluşan kamuoyu baskısıyla göstermelik oluşturulan komisyonlar, aylarca sürüncemede bırakılan davalar, taciz ve tecavüze uğrayan çocuklar için samimi olarak bir şeyler yapmak isteyen gönüllü ya da profesyonellerin bürokratik engellerle önleri tıkanır.
Tecavüze Karşı Feminist Hareket’in Başkanı Dr. Emannuelle Piet, parlamentoda oluşturulan komisyon karşısında, 1945 yılından bu yana önlem konusunda hiçbir şeyin yapılmadığını söyledi.
Aynı komisyon karşısında konuşan Avukat Rodolphe Costastino, durumu bütün çıplaklığıyla şöyle ifade ediyordu.
“Öyle çaresiziz ki, ise yaramayan kostümümü çıkarap ayaklar altına alıp çiğneyesim geliyor. Çünkü yaşananlar karşısında hiçbir işe yaramıyoruz.”
L’Humaniste ’de yazan Lionel Venturini, Fransa’daki soruşturmaların gerçekliğine dikkat çekerken 4,3 milyon yeni dava, 2 milyon bekleyen dava ve ülke genelinde 2 bin 500 adli polisin (OPJ) eksikliğinin olduğunu belirtiyor.
Yine Çocuklara Karşı Ensest ve Cinsel Şiddet Bağımsız Komisyonu’nun (CIIVISE) eş başkanlığını yapan yargıç Edouard Durand bir konuşmasında resmi rakamların doğruyu yansıtmadığını belirterek Fransa’da yıllık cinsel şiddetin kurbanı çocukların 160 bin olduğu belirtiyor.
Yine Çocuklara Karşı Ensest ve Cinsel Şiddet Bağımsız Komisyonu’nun (CIIVISE) eş başkanlığını yapan yargıç Edouard Durand bir konuşmasında resmi rakamların doğruyu yansıtmadığını belirterek Fransa’da yıllık cinsel şiddetin kurbanı çocukların 160 bin olduğu belirtiyor.
Fransa’da her 3 dakikada bir çocuk ensest, tecavüz veya cinsel saldırının kurbanı oluyor.
Yetişkin 5,4 milyon kişinin 18 yasından önce cinsel şiddete maruz kaldığını bildiriyor. Kurbanların 10’da 8’i kadın, 10’da 2’si ise erkek.
Ensest kurbanlarının dörtte biri, istismar anında 5 yaşın altındaydı.
Engelli çocukların cinsel şiddetin kurbanı olma olasılığı üç kat daha fazla.
İstatistiklere göre, Fransızların üçte biri tanıdıkları arasında en az bir ensest kurbanı olduğunu bildiriyor. 2018 gibi yakın bir tarihte, polisin verdiği rakamlara göre, beş bin 700’den fazla kız çocuğunun ve bin 500’den fazla erkek çocuğunun aile içi cinsel şiddetin kurbanı olduğu belirtiliyor.
Fransa’da kurumlarda ve aile içi cinsel ve fiziksel şiddetin boyutları ürkütücüyken dünya genelinde de benzer durumlar yaşanmaktadır.
Dünya genelinde
20 yaşın altındaki 120 milyon kız çocuğu cinsel ilişkiye veya diğer cinsel eylemlere zorlanmıştır.
25 ülkede çocukların yüzde 80’i çevrimiçi cinsel istismar veya tehdit altında hissettiklerini belirtmiştir.
Kadınlar ve kız çocuklarının yaklaşık üçte birinin yaşamları boyunca fiziksel veya cinsel şiddete maruz kalmışlardır.
Çatışma ortamlarında on altı binden fazla çocuk cinsel istismara, zorla evlendirilmeye ve diğer cinsel şiddet biçimlerine maruz kalmış olduğu belirtiliyor.