‘Bündnis Krieg dem Krieg’ platformunun, Alman ordusunun ‘Bundeswehr Olympix’ etkinliğine karşı Teknik Yüksek Okulu önünde bildiri dağıtıldı.
Emperyalist savaşa, militarizme ve ırkçılığa karşı mücadeleyi büyütmek için oluşturulan -içerisinde Alınteri ve Yaşanacak Dünya’nın da bulunduğu- ‘Bündnis Krieg dem Krieg’ (Savaşa Karşı Savaş) platformunun bir süredir yürüttüğü “Bir daha asla Almanya’ya Hizmet Etmeyin” sokak kampanyasının son etabında Köln-Deutz’daki Teknik Yüksek Okulu önünde saat 07:30’da sesli ajitasyon ve bildiri dağıtımı yapıldı.
Alman ordusu “Bundeswehr”in, gençleri orduya teşvik etmek için Köln’de “Olympix” düzenlemesine karşı çeşitli göçmen ve Alman örgütleri olarak, “Askere gitmeyin!” “Alman ordusuna katılmayın!” şeklinde bir süredir kampanya yürütülüyordu.
Dağıtılan bildiride şöyle denildi:
Dünyada savaş. Okulda barış mı?
Almanya’nın saldırı altında olduğunu söylüyorlar. Bu arada Almanya kendisine saldırılması için elinden gelen her şeyi yapıyor. Kitlesel olarak yeniden silahlanıyor, Moskova’ya ulaşabilecek orta menzilli füzeler yerleştiriliyor, asker toplanıyor ve Almanya tarafından kitlesel olarak desteklenen Ukrayna zaten Rus topraklarında. Bu savaşı sona erdirmek için değil, Rusya’yı nihayet yenmek için bir girişimdir.
Ancak bu soru artık uzak bir yerlerden gelen bir soru değil. Sizin sınıfınızda oluyor, eğitiminizde. Okulda, ordu hakkında giderek daha fazla bilgi sahibi oluyoruz. Bundeswehr’i teşvik eden Bavyera Yasası’nın amacı nedir sizce? Ya da Pistorius “bizim” savaşa uygun hale gelmemizden bahsederken neyi kastediyor? Kendisinden bahsetmediği açık. Geleceğiniz bu mu? Eğer silah kullanmak üzere eğitilirseniz ve bu savaştan ölüm dışında hiçbir kazancı olmayanlara karşı kışkırtılırsanız bu bir gelecek midir?
Kaçınız, teknoloji ya da çift kullanımlı ürünler ya da tamamen askeri ürünler üreten savaş makinesinin bir parçasısınız, farkında mısınız?
Savaşla yüzde yüz ilgisi olmayan eğitimde bile, üretilen zenginlik devlet kasasını dolduruyor ve bu da savaşa dönüşüyor. Peki, yararlı ürünler üretip kârını savaşı finanse etmek için kullanmanın bir geleceği var mı?
Egemenler için savaşa gitmek, başka ülkelerin gençlerine ateş etmek zorunda kalmak ya da Alman emperyalizmi için canınızı vermek gibi bir arzunuz yok mu? Bizim de yok. Peki savaş konusunda ne yapabiliriz? Açık olan bir şey var: Tek başımıza her birimiz güçsüzüz. Ama birlikte büyük bir gücüz. Sınıf arkadaşlarınızla konuşun, burada zenginlerin savaşı için ayağa kalkmak istemeyen tek kişi kesinlikle siz değilsiniz. Öğretmenlerinizden, okul yönetiminizden, öğrenci temsilcilerinizden ya da öğretim görevlilerinizden ve öğrenci temsilcilerinizden savaşa karşı tavır almalarını isteyin. Savaşa karşı durmak ve bir subayın bu okula girmesine izin vermeyin. Her yere savaş karşıtı sloganlar asın, her gün müdürün odasına gidin, pes etmeyin!
Artık okula gitmiyoruz. Ama biliyoruz ki savaşa gönderilenler yaşlılar değil, gençler. Yine de bu bizim işimiz. Çünkü, bizim emeğimizden elde edilen kâr, devletin kasasını dolduruyor ve savaşı finanse ediyor. Dolayısıyla bizim için geçerli olan sizin için de geçerli: Savaşı kamuoyu önünde hazırlayanları def edin ya da sonunda ellerini kırın.
Bundeswehr’in askere ihtiyacı var. Milyarlarca yatırım yapılıyor. Diziler, reklam kampanyaları, basılı pizza kutuları, hatta Müngersdorf stadyum havuzundaki 10 metrelik kuleden bile gözünüze çarpıyor: Asker olun! Ağustos sonunda Bundeswehr sizi Köln’deki Lüttich kışlasında Bundeswehr Olympix olarak adlandırılan etkinliğe davet ediyor. Yolculuktan alkolsüz kokteyle kadar her şey ücretsiz. Ama her şeyin sonu ne olacak?
Cepheden kaçan bir Ukraynalı asker, orduya katılmanın ne anlama geldiğini anlatıyor: Sınıf arkadaşlarından 7’si hala hayatta. Diğerlerinin hepsi ölmüş. Birlikleriyle birlikte 20 santimetre su bulunan siperlerde aylar geçirmişler. Kışın -10 dereceye kadar düşen sıcaklık koşullarında. Hiç mühimmatları olmadan sürekli ateş altında kalmışlar. Eleştirel sorular soran herkes kahramanca ölmek üzere cepheye gönderildi. Rus tarafında da durumun pek farklı olmadığını tahmin edebilirsiniz.