Köln’de yapılan 1 Eylül Savaş Karşıtı Gün (Anti Krieg Tag) için yapılan miting ve yürüyüş gençlik eylemi görünümündeydi.
İki bine yakın kişinin katıldığı eylem ortaokul öğrencileri de dahil çok sayıda gencin katılımıyla oldukça coşkulu ve canlı geçti. Otuzdan fazla savaş karşıtı örgüt aynı zamanda DGB sendikası ve reformist partilerin içinde yer aldığı Kölner Friedensforum’un organize ettiği eyleme anti faşist anti kapitalist slogan ve görseller, devrimci marşlar damgasını vurdu. Eyleme Yaşanacak Dünya /Alınteri olarak bileşeni olduğumuz Rote Block‘un “Ücretsiz çalışma yok, Savaş için bir saat bile çalışma yok” ortak pankartı ve bayraklarımızla katıldık.
Platformun ülke çapında iki yüz şehirde düzenlediği eylemlerden biri olan Köln’deki miting ve ardından yürüyüş Friezen Plazt’da başladı. Ehrenfeld Belediyesi’ne kadar süren oldukça uzun yürüyüş canlı ve temponun hiç düşmediği bir atmosferde geçti.
Konuşmacılardan gazeteci ve köşe yazarı Andreas Zumach, DGB’den konuşmacı, Okul Grev Komitesi’nden, Bonn’daki Küba Misyonu’nun direktörü Mónica Rodríguez Sánchez ve Kabare sanatçısı Stefan Reusch, Barış Korosu’nun yaptığı konuşmalarda savaş karşıtlığını “Çatışma yerine küresel işbirliği ve adil bir dünya düzeni“ çerçevesine sıkıştırdı.
Fakat eylemde hemen sonra bir haftalık kamp kuracak olan Rheinmetall protestocusu gençlik örgütleri ve diğer katılımcılardan sık sık “Savaşa karşı çıkmak kapitalizme karşı çıkmaktır“ , “Rheinmetall’i silahsızlandıralım“ , “Savaşa karşı savaşmak için sosyalizm“ , “Gençliğin geleceği sosyalizmdedir“ vb sloganlarını yükseltti. Ve eyleme damgasını vurdu.
Konuşmalarda “Nazi Almanyası’nın Polonya’yı işgalinden ve yağma ve yok etme savaşının başlamasından 87 yıl sonra, Alman hükümeti ordusunu (Bundeswehr’i) “Avrupa’nın en güçlü konvansiyonel ordusu” haline getirmeyi ve toplumu savaş için “eğitmeyi” amaçlamaktadır. Bu tırmanan savaş politikasına karşı gösteri yapıyoruz…Gazze ve Batı Şeria’da, İran’da, Sudan’da ve Kongo’da, Ukrayna’da, Küba’da ve dünyanın dört bir yanında: İnsanlığın barışa ihtiyacı var!“ vurguları öne çıktı.
“Sadece geçen yıl içinde Almanya’da askeri harcamalar yüzde 24 arttı—bu artış neredeyse hiçbir başka ülkede görülmemiştir. Rusya’ya yönelik ilk saldırı silahlarının (400 Tomahawk) temin edilmesiyle, Ukrayna’daki savaşın daha da tırmanması kabul ediliyor. Nükleer yeniden silahlanma fikri bile federal hükümet ve medya tarafından oylanıyor“ denildi.
“Yaşamak istiyoruz ve iyi yaşamak istiyoruz!: Barış bilim, eğitim, kültür ve sosyal gelişim gerektirir; düşüncelerimizi, emeğimizi, kalplerimizi ve zihnimizi gerektirir—tehdit değil, giderek artan silah ve şiddet biriktirilmesi değil.“
“Karar bize kalmış!: Tarih savaşı ve geniş kapsamlı sonuçlarını sona erdirenler hep “aşağıdan” olanlar olmuştur. Bugün dünya genelindeki sosyal mücadeleler bunu temsil ediyor—uluslararası dayanışma, Küba halkının mücadelesi ve dünya çapında egemenlik ve onur için anti-sömürgecilik mücadeleleri—ayrıca askerlikten kaçanlar, vicdani retçiler ve Ukrayna ile Rusya’da, İsrail ve Filistin’de barış girişimleri—ve küresel barış hareketleri“ vurguları diğer başlıklardı.
Alman militarizminin yeniden yükselişine karşı “savaş hazırlığı” ve “askerlik erdemleri” karşısındayız, silahsızlanma için, daha yüksek ücretler ve daha kısa çalışma saatleri için, zorunlu askerlik ve askerleşme yerine medeni, demokratik bir toplum için, öğrencilerin barış hakkında bilgi edindiği okullar ve üniversiteler için, üretimin sivil ve insan odaklı olduğu iş yerleri için, Gazze’deki soykırımın sona ermesini, Ukrayna, Sudan, Kongo ve dünya çapındaki savaşların sona ermesini için, Küba’ya yönelik acımasız ablukanın ve uluslararası hukuku ihlal eden tüm yaptırımların sona ermesi için gösteri yapıldığı söylenerek talepler sıralandı.