
1 Mayıs’a sayılı günler kala Avrupa’da afiş, bildiri dağıtımı, sticker, sokakta sesli ajitasyon, devrimci örgütlerin ortak çalışmaları sürüyor.
Almanya, Fransa, Avusturya, İsviçre’nin kentlerinde dağıtılan 1 Mayıs bildirisini yayınlıyoruz.
Gelecegimiz için 1 Mayıs alanlarında buluşalım
21. Yüzyılın ikinci çeyreğinde emperyalist kapitalist sistem savaş ve sömürü ile geleceğimizi karartmak istiyor.
Her yeni yılı talan, işgal, güç ve sömürü alanları yaratmak için çıkardıkları savaşlarla karşılıyoruz. Kürdistan’da halkların özgürlük mücadelesi bastırılmak isteniyor, Filistin’de soykırım devam ediyor, Ukrayna’dan İran’a, Venezuella’dan Küba’ya kadar emperyalist saldırganlık her gün daha hızlanarak dünyayı geri dönüşü olmayan bir felakete sürüklüyor. Ve bu yıkımın faturasını bizlere; dünya emekçi halklarına, işçilere, kadınlara, gençlere, göçmenlere ödetmeye çalışıyorlar.
Havaalanları, tren istasyonları, fuarlar ve daha bir çok yerde askerliğe özendirme ve çağrı reklamlarıyla donatıldı. Gençlerimize savaşlarda ölmeyi dayatıyorlar.
Araba fabrikaları askeri araç üretmeye başladı, Üretim ya ucuz ülkelere kaydırılıyor ya da iş yerleri kriz nedeniyle kapatılıyor.
Eğitime, sağlığa, barınmaya, temel gıda ürünlerine, sosyal yaşama, emeklilere, çalışma saatlerine ve aylık ücretlere dair hiçbir yasal düzenleme yapılmıyor. Var olan haklarımız da bir bir elimizden alınıyor. Büyük bedeller ödenerek kazanılmış 8 saatlik çalışma süreleri uzatılmak isteniyor.
Artan akaryakıt fiyatları, enflasyon, sağlık sistemindeki ek ücretlendirmeler, askerlik yasası, işten atmalar, anti sosyal yeni yasalar, kemer sıkma ve savaş politikaları kapitalist, gerici ve faşist hükümetlerin işçilere bir saldırı dalgasıdır.
Almanya’da her 5 gençten biri işsizlik, geleceksizlik ve ekonmik-sosyal nedenlerinden kaynaklı psikolojik bunalım yaşıyor ve başka yerlere göç etmek istiyor.
Irkçı söylemlerle emekçiler arasında düşmanlık yaratmaya çalışıyorlar. Başbakan Merz kriminal suçların artışını ırkçı söylemle bir göçmenlere yüklemeye çalıştı. Yaşamın her alanında üreten, çalışan en altakiler biz göçmenleriz. Her artan göçün, işsizliğin, kriminal olayların sebebi biz göçmen işçiler emekçiler degiliz. Alınterimizle buradayız ve yaşam her alanında emeğimizle varız.
Kapitalizmin aşırı kâr hırsı ekolojik yıkım, yoksulluk, kriz ve savaşlar üretiyor. Bizleri insanca bir yaşamdan her geçen gün biraz daha uzaklaştırıyor.
Bu sistemin dünya halklarına, işçilere, kadınlara, gençlere verebileceği hiçbir şey yok!
Savaşlara, krizlere, işsizliğe, ırkçı saldırılara, geleceksizliğe karşı, dünya işçi ve emekçileri olarak bu vahşi barbarların sömürü ve talan savaşlarına dur demeliyiz!
Yaşamın her alanında örgütlenmeli, enternasyonal dayanışmayı büyütmeli ve insanca bir yaşam için mücadele etmeliyiz!
Ne işçiler ve emekçiler ne Rojava ne İran ne Filistin ne Küba halkları yalnız değildir!
İşçiler, emekçiler ve ezilen halklar emperyalist kapitalistlere karşı emeğin bayrağı altında birleşmeliyiz!
Dünyayı yaratan emeğin sahipleri olarak sömürücü zorbaların dünyamızı karartmalarına izin vermeyelim!…
Yaşasın 1 Mayıs
Es Lebe 1. Mai
Bıji jek Gulan
Alınteri/Yaşanacak Dünya



