DÜNYAManşet

Kadınlar Kadın Grevi’ne hazırlanıyor

Zürih Feminist Kolektifi, 14 Haziran 2023’te büyük bir feminist grev çağrısı yaptı!

14 Haziran’da feminist grev çağrısı yapan Zürih Feminist Kolektifi yayınladığı açıklamada kadınlar ve LGBTİQ+’ların daha eşit ve feminist bir dünyada yaşaması için “İsviçre ve dünya çapında feminist mücadelelere katılıyoruz” dedi.

LGBTİQ+’lar ve kadınların cinsiyetçiliğe maruz kaldığı kaydedilen açıklamada, “Yani, gündelik hayatta ve kurumlarımızda cinsiyetimiz nedeniyle görünmez kılınıyor, dezavantajlı hale getiriliyor, eziliyor, sömürülüyor, istismar ediliyor, öldürülüyoruz. Aynı zamanda, çoğumuz queer ve trans düşmanlığı, ırkçılık, retçilik ve diğer ayrımcılık biçimlerinden etkileniyoruz. Yoksulluk da birçoğumuzu etkiliyor, özellikle de yaşlılıkta. Çoklu ayrımcılık biçimlerinin bu kesişimi ve eşzamanlılığı kesişimsellik olarak adlandırılmaktadır. Kesişimsellik, bu iç içe geçmişlikten kaynaklanan ayrımcılığın doğasını ve gücünü tanımlar ve anlamamıza yardımcı olur” denildi.

“Ayrıcalıklı İsviçre bunun iyi bir örneğidir” diye belirtilen açıklamada, tüm toplumsal sınıf ve katmanlardan kadınların cinsiyetçi baskı ve sömürüye maruz kaldıkları vurgulanarak “Bu yüzden mücadele etmek için birçok talebimiz ve nedenimiz var! Birbirimizi dinliyor, dayanışma içinde duruyor ve tüm ayrımcılıklara HAYIR diyoruz!” diye belirtildi.

Tüm ayrımcılıkların ortak noktasının, içinde yaşamak zorunda bırakılan ataerkil ve kapitalist toplumsal düzen olduğunun altı çizilen açıklamada şunlara vurgu yapıldı:
Büyüme ve kâr maksimizasyonu ancak doğal kaynakların yok edilmesi ve cinsiyetçi ve ırkçı bir işbölümü ile mümkündür. Yani, sayısız FLINTAQ tarafından yapılan ücretsiz ve düşük ücretli bakım işleri ekonomiyi sübvanse etmektedir. Küresel Güney’deki ırksallaştırılmış FLINTAQ bu sömürücü işbölümünden en çok etkilenen kesimdir. Dolayısıyla, eşitsizlik kapitalizm altında teşvik edilmekte ve sürdürülmektedir!

Kadın hareketi sayesinde sistemin muazzam direnişine rağmen irili ufaklı pek çok kazanımın elde edildiği kaydedilen açıklamada, “Bunların hepsi için büyük bir yürekle ve yorulmak bilmez bir çabayla mücadele edildi. Örneğin, kız ve erkek çocuklarına eşit eğitim hakkı, kadınlara oy hakkı (1971), Federal Anayasa’ya eşit haklar maddesinin eklenmesi (1981), yeni evlilik yasası (1988), Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Yasası (1996) ya da kürtajın cezasız kalmaması, kamusal, ırkçı ayrımcılığın ceza hukuku kapsamında cezalandırılabilmesi (nadiren başarılı olsa da), evlilik içi tecavüzün (1992’den beri) cezalandırılabilir olması ve (2004’ten beri) bildirilmese bile resmi bir suç olarak kovuşturulabilmesi. Bu yıl (2023), doğru yönde atılmış önemli bir adım olan “Hayır, Hayır Demektir!” yasası kabul edildi- ancak mücadeleye devam ediyoruz, çünkü “Sadece Evet, Evet Demektir!” diye belirtildi.

Bu mücadeleden hiçbir koşulda vazgeçilmemelidir!

Bu mücadeleden asla vazgeçilmemesinin altı çizilen açıklamanın devamında şunlar belirtildi:
Çünkü anti-feministler, cinsiyetçiler ve ırkçılar, uğruna mücadele ettiğimiz özgürlüklerimizi yok etmek ve bizi ucuz işgücüne, seks objelerine ve itaatkâr ev kadınlarına indirgemek için sokaklarda, işyerlerinde, internette ya da hükümetlerde yükselişte. Aynı zamanda, büyük uluslararası şirketler, “çeşitlilik”, “farklılık”, “sürdürülebilirlik” vb. söylemleriyle, özgürleştirici kaygıların ve iklimin korunmasının kapitalizmle uyumlu olduğunu öne sürüyorlar. Bunu yaparken de kendi çıkarlarının, yani piyasada rekabet avantajı elde etmek için kendilerini ilerici göstermenin peşindedirler. Bu kar maksimizasyonunun zemini neoliberal devletler tarafından, örneğin kurumlar vergisinin düşürülmesi ve özellikle bakım hizmetleri alanında olmak üzere sosyal hizmetler pahasına bankaların kurtarılması yoluyla sağlanmaktadır.

Ekonomik büyüme, kâr, neoliberal performans baskısı ve ataerkil yapıların hayatlarımızı belirlemediği bir toplum istiyoruz. Bu nedenle, çevreyi kendi içinde ve yaşam temelimiz olarak koruyan ve değer veren, her türlü baskı ve sömürüden uzak, kendi kaderimizi tayin edebileceğimiz, dayanışmaya dayalı ve ihtiyaç odaklı bir toplum için mücadele ediyoruz.

Hareket ediyoruz, grev yapıyoruz!

“Gerici tepkilere tahammülümüz yok. Bu sistemin ürettiği farklı ve çoklu baskıların farkındayız. Bu nedenle feminizmimiz çeşitlidir ve bu çeşitlilik bizim gücümüzdür. Köklü bir değişim için zaman olgunlaşmıştır” denilen açıklamanın devamında bu değişimin hızlanması için bir gün boyunca çalışmayı, “normal” işleyişi reddettikleri ifade edildi.

1991 ve 2019’da İsviçre’de yapılan, dünyanın başka pek çok ülkesinde de uygulanan feminist kadın grevinin bir kez daha tüm dünyada 14 Haziran’da hayata geçirileceği kaydedilen açıklamada, “14 Haziran 2023’te biz de bu uluslararası harekete katılıyoruz!” denildi.

Talepler

İsviçre’nin dört bir yanından gelen grev kolektifleriyle birlikte hazırlanan talepler sıralandı.
İsviçre’deki Yaşanacak Dünya okurları ve İnşaat-İş üyelerinin de destek verecekleri grevin talepleri şöyle sıralandı:

*Ücretli çalışma süresinin, iş yoğunlaştırılmadan tam ücret telafisi ile genel olarak azaltılması.
*AHV’nin derhal güçlendirilmesi ve emeklilik hükümlerinde üç sütunlu (AHV + BVG + Säule 3a) sistemin tek sütun lehine kaldırılması.
*Kesişimsel bir yaklaşımla toplumsal cinsiyete özgü, cinselleştirilmiş ve aile içi şiddetle mücadele için kalıcı ve kapsamlı bir ulusal bütçe ile donatılmış sistematik ulusal tedbirler
*Her ebeveyn için kişi ve çocuk başına en az bir yıl ebeveyn izni
*Özel sağlık sigortası sisteminin kaldırılması ve üreme sağlığı ve cinsel sağlık masraflarının tam olarak karşılanması
*Irkçı (İslamofobi, siyah karşıtı ırkçılık, Müslüman karşıtı ırkçılık, antisemitizm, Asyaofobi), yabancı düşmanı, queerfobik, engelli düşmanı ayrımcılık veya bedensel aşağılamayla mücadele için ulusal plan ve ülke çapında sistematik önlemler
*Feminist sığınma ve oturma izinleri
*İklim ve çevre için ulusal eylem planı ve önlemler
*Eğitimde kesişimsel feminizmi kurumsallaştırmak.
*Anayasa’da ücretsiz kürtaj hakkı

Bu taleplerin, 4 Mart 2023 tarihinde yapılan feminist grevin ulusal toplantısında kabul edildiği hatırlatılan açıklama, taleplerin ayrıntılı açılımıyla devam etti.

Daha fazlası

İlgili

Close