DÜNYAManşet

18 Günün Ardından İran’daki Protestoların Bilançosu

İran’da 28 Aralık’ta ulusal para birimindeki ani değer kaybıyla başlayan protestolar, iletişim karartması ve Trump’ın tehditleri altında 18. gününde devam ediyor.

Protestolar ülke geneline yayılırken, internet ve telefon bağlantıları tamamen kesildi. Can kaybı sayısına dair ihtilaflı iddialar var: ABD merkezli İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), 2 bin 403 protestocunun öldüğünü doğruladığını açıkladı.

Bazı uluslararası medya kuruluşları, hastane ve morg kaynaklarına dayanarak ölü sayısının 12-20 bin arasında olabileceğini iddia ediyor.

İran resmi makamları ise toplam can kaybını yaklaşık 2 bin olarak açıklıyor.

ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medyadan yaptığı açıklamada protestoculara destek verdi ve “yardım yolda” mesajı paylaştı.

Sosyalist ve işçi gruplarının tepkisi

İran Tudeh Partisi: Protestoların ABD/İsrail projesi değil, ekonomik politikaların doğrudan sonucu olduğunu belirtti. Dış müdahalelerin çözüm olamayacağını, Irak ve Libya örneklerini göstererek vurguladı.

Kızıl Yol: Rejimin “yaygın bir kitle katliamı” gerçekleştirdiğini, ölü sayısının 20.000’e yaklaşabileceğini iddia etti.

İran Emek Konfederasyonu: Dünya sendikalarına acil yardım çağrısında bulunarak, internet kesintisinin katliamı gizlemek için yapıldığını öne sürdü.

Arak İşçi Konseyleri İran halkına seslendiği bir açıklama yayımladı: Onlarca yıldır emeğimizin karşılığı kurşunla, taleplerimiz ise hapishaneyle yanıtlandı. Ancak bugün, sessizlik sona erdi. Biz, Arak fabrikalarının işçileri mücadeleye devam edeceğiz ve açıkça ilan ediyoruz: Bundan böyle Makine Sazi, Azarab ve Vagon Pars fabrikalarının yönetimi, işçiler tarafından seçilen işçi konseylerinin elinde olacaktır. Artık devlet tarafından atanan yöneticileri veya rejimin kukla sendikalarını tanımıyoruz.
“Patronların ve mollaların devri sona ermiştir”
Grevimiz artık ücretle ilgili değildir. Arak’ta yaşayan yurttaşlardan, güvenlik ve lojistiği yönetmek için mahalle konseyleri kurmalarını istiyoruz. Fabrikalar hepimizin yuvasıdır. Sanayi komplekslerine zorla girme veya temsilcilerimizi tutuklama yönündeki her türlü girişim, tüm şehre karşı savaş ilanı sayılacaktır. Eğer işçilerin kanından bir damla dökülürse, isyan alevleri iktidardan geriye hiçbir iz bırakmayacaktır. Biz sadece ödenmemiş ücretler için burada değiliz. Biz, bu fabrikaların ve bu ülkenin nasıl yönetilmesi gerektiğine karar vermek için buradayız. Patronların ve mollaların devri sona ermiştir.

İran Komünist Partisi (MLM), ülkedeki protestolar ve devlet şiddeti hakkında bir açıklama yayımladı. Parti, yaygın protestolar karşısında rejimin kitlesel katliamlara başvurduğunu ve bunun bilinçli bir devlet politikası olduğunu dile getirdi. İKP’nin açıklamasına göre polis protestoculara yaylım ateşi açtı, cenazeleri zorla aldı ve parasını ödeyemeyen ailelerin yakınları toplu mezarlara gömüldü.
Açıklamada, ABD, Çin, Rusya ve Avrupa gibi emperyalist güçlerin İran halkının çıkarları için değil, kendi küresel çıkarları için hareket ettiği belirtildi. Dış müdahalelerin bir çözüm olmadığı ve ABD’nin tehditlerinin kendi hegemonyasını güçlendirmeye yönelik olduğu vurgulandı.
Halkın meşru mücadelesinin başarıya ulaşması için bilimsel ve devrimci bir önderliğin şart olduğu ifade edildi. Rıza Pehlevi gibi burjuva alternatiflerin ise ekonomi, siyaset ve sosyal meselelerde mevcut rejimden niteliksel bir fark sunmadığı, küresel kapitalizme bağımlı olduğu eleştirildi.
İKP, katliamların hesabının ancak emperyalistlerle uzlaşmadan, gerçek bir komünist devrimle sorulabileceğini savundu.

PJAK Eş Başkanı Amir Kerimi, protestoları desteklediklerini ancak dış müdahaleye karşı olduklarını açıkladı. “Biz diktatör devlete karşıyız, ama dış bir gücün gelip bizi kurtaracağına da inanmıyoruz” diyerek, en büyük kaygısının Rıza Pehlevi üzerinden yeni bir otoriterliğin inşa edilmesi olduğunu belirtti.

Daha fazlası

İlgili

Close