
Strasbourg Dostluk ve Kültür Derneği’nde 26 mart 2023’te 64 yaş “reformu” sürecinin değerlendirildiği bir toplantı düzenlendi.
Etkinliğe, Solidaires sendika temsilcisi, “Sarı Yelekliler” adına bir temsilci, EELV temsilcisi ve derneği temsilen bir kişi belirlenen gündeme dair birbirini tamamlayan birer sunum yaptılar.
Konuşmacıların herbiri, hareketin kitleselleğine çeşitliliğine ve polis şiddetine vurgu yaptı. Polis şiddetinin “Sarı Yelekliler”den beri hız kazandığını bu süreçte de devam ettiğini vurguladılar. Her konuşmacı kazanmanın zorunluluğuna dikkat çekerken en etkin silahın grev yapmak olduğunun altını çizdi.
Solidaires temsilcisi, emeklilik reformunun Fransızların yüzde 93’ü tarafından rededildiğini yüzde 64’nun ise şu ya da bu biçimde aktif olarak reform karşıtı eylemlere katıldığını söyledi. Reform’dan en çok yoksul işçi ve emekçilerin etkileneceğini ağır ve fiziki işlerde çalışan işçilerin birçoğunun zaten emekli olmadan yaşamlarını yitirdiğini, emekliliğin 2 yıl daha uzatılması durumunda birçok işçinin emeklilikten faydalanamayabileceğini belirtti.
“Reform”un ayrımcı karakterinden dolayı kadınların çok zarar göreceğine de değindi. Bu sürecin öne çıkardığı polis şiddetine dikkat çekti. Bir eylemcinin gözünü bir diğerinin ise elini kaybettiğini belirtti. Sainte-Soline’de düzenlenen şu havzasına karşı mücadele eden eylemcilere görülmemiş bir şiddet kullandıklarına dikkat çekti. “Sendika kortejlerine, eylemcilere saldırıyorlar” dedi.
Sendikacı konuşmasını, “Bütün zorluklarına rağmen kazanabiliriz, kazanmalıyız da yoksa sırada göçmenler, evsizler, sosyal sigorta ve sağlık hizmetlerine saldırılar var” dedi.
EELF temsilcisi, reformun parlamento içinde yaşanan antidemokratik uygulanma biçimine değindi. Yine dünyada yaşanmakta olan su sıkıntısına, doğa tahribatlarına değindi. Polis şiddetinden dem vurdu, bunun hücrelere atılan genç kızlara tacizlere varan bir noktaya vardığına işaret etti.
Fransa’da birkaç milyarderin zenginliklerini arttırırken yoksul ve orta halli insanların hızla yoksullaştığına dikkat çekti.
“Reform” karşıtı süreç üç aşamada seyrediyor
“Sarı Yelekliler” temsilcisi, reform karşıtı sürecin 3 aşama biçiminde seyrettiğini belirterek her aşamanın özellikkerini şöyle özetledi:
“1) Reformun açıklanmasıyla birlikte 8 sendikanın birlikte hareket etmesi, bu sendikaların çağrısıyla kendini sokakta ifade eden çok kalabalık bir kitle, aynı zamanda kimi sektörlerle sınırlı kalan güne yayılmış bir grev biçiminde seyretti.
2) 7 Mart eylemi: Bu tarihte ülkeyi bloke etme çağrısı yapıldı ama ülke bloke olmadı. Bu bir yenilgi gibi algılandı. Bana göre öyle olmadı. 7 Mart çok yönlü dinamik, hareketli bir sürecin başlangıcı oldu. Grev, blokaj, korsan gösteriler her yerde kendini gösterdi. Herkes yapabildiğiyle büyük bir kollektifin parçası oldu. Sendikalar, “Sarı Yelekliler”, öğrenciler herkes kolektif için bir şeyler yaptı.
3) 49,3 uygulaması sonrası süreç: 49,3 uygulaması bu hareketin doruk noktası oldu. Stratejik sektörlerin yaptığı grev, yaygın kitle eylemleri, blokaj vb. Macron ve ekibini korkuttu. Aslında sokağın yarattığı basınçla kendi parlamenterleri bile reformun geçmesine onay vermeyecek duruma gelmişti. Kendileri için işleyen burjuva demokrasisini bile ihlal eden bir şey yaptılar. Bu noktadan sonra hareket daha da hız kazandı. Stratejik sektörlerin grevleri sürekililik kazandı. Korsan gösteriler, öğrencilerin lise ve fakülteleri işgal eylemleri birbirini besleyen ve güçlendiren bir sürece evrildi.
Şimdi başka dönemece giriyoruz, önümüzdeki süreçte grev kırıcılığını çok yaygın olarak devreye sokacaklar diye düşünüyorum. Özellikle stratejik sektörlere yoğunlaşıyorlar. Bizim bu sektörleri destekleyen eylemler yapmamız gerek.
Neler yapabiliriz? Grev, blokaj, korsan gösteriler her gün aynı noktalarda eylem yapmada ısrar etmek. Böylece eylem yapmak isteyenler nerede buluşacaklarını biliyor olacaklar.
Bu hareket şimdiden çok güzel şeyler yaptı. Sendikalı-sendikasız, deneyimli-deneyimsiz, ilk kez eylem yapan her kesimi içine aldı bu hareket. Maçlarda “Macron istifa!” sloganları atılıyor, bu çok önemli bir şey. İngiltere Kralı Charles Fransa’ya gelmekten vazgeçti. Demek ki korkutuyoruz. Şimdi hiç olmadığımız kadar güçlüyüz Reformu geri çektirebileceğimize inanıyorum.”
Son olarak dernek temsilcisi söz aldı. O da 1953’lerden bu yana emeklilik yaşına yönelik yapılan saldırı ve değişikliklere ışık tuttu.
Etkinlik sorulan sorulara verilen yanıtkarın ardından sona erdi.



