
Dünyadaki tüm nükleer enerji santralleri kapatılsın, hemen şimdi!
Ganime Gülmez
15 Nisan’da Lingen’da “Dünyadaki tüm Nükleer Enerji Santralleri kapatılsın” denilecek: “Dünyadaki uranyum yataklarının yaklaşık yüzde 70’i yoksul-yerli halkların topraklarında bulunuyor. En büyük rezervler Kanada, Avustralya ve Namibya’dadır.
“Tüm bu tarihi “uranyum kullanımı” geçmişine rağmen, adeta yeni bir şeymiş gibi koparılan “uranyum” tantanaları sadece bir manipülasyondan ibarettir. Uranyumlu mermilerin üretildiği ve bu mermilerle saldırılan topraklarda Yeryüzünün geleceği katledilmiştir. Koparılan yaygaralar, daha fazla toprağın ve canlının geleceğinin katledilmesinin üstünü örtme manevralarıdır.”
Lingen’deki Yakıt Elementi Fabrikası önünde 15 Nisan’da, Almanya’daki tüm insan hakları aktivistleri, barış hareketleri, Fridays For Futur ve kendini “sol” olarak tanımlayan çok sayıda kurum olarak merkezi bir eylem gerçekleştireceğiz: “Dünyadaki tüm nükleer enerji santralleri kapatılsın!”
Uranyum, 1989’da Berlin Duvarı’nın yıkılışına kadar Aue’deki (Thüringen) Wismut’ta çıkarıldı. Kirlenmiş bölgelerin arındırılması için 7 milyar avroluk bir masraf yapıldı ve henüz bu temizlik bitmedi. Ardından bu radyoaktif kirler, farklı ülkelere, yoksul-yerli halkların bulunduğu bölgelere transfer edilmeye başlanıldı.
Nükleer çılgınlığın başında, yeni sömürgecilik ve radyoaktif ırkçılıktan başka bir şey ifade etmeyen uranyum madenciliği geliyor. Dünyadaki uranyum yataklarının yaklaşık yüzde 70’i yoksul-yerli halkların topraklarında bulunuyor. En büyük rezervler Kanada, Avustralya ve Namibya’dadır. Örneğin, geleneksel mitlerde Aborijinler, uranyumun kısaltması olan sarı yılanı dünyanın derinliklerinde uyandırmaya karşı uyarırlar.
Gronau’daki üretim sırasında üretilen seyreltilmiş uranyum, uranyum mühimmatının üretimi için gerekli bir hammaddedir.
Uranyumlu mermiler, yüksek yoğunlukları nedeniyle zırh delici mühimmat olarak kullanılır. Geride bırakılan cephane kalıntıları uzun vadede savaş alanlarını radyoaktif olarak kirletmektedir.
Lingen çok sayıda yüksek riskli reaktör sağlıyor. Son zamanlarda, ekonomik açıdan zor durumdaki fabrikanın Rus nükleer şirketi Rosatom ile bir ortak girişim tarafından yapay olarak güçlendirileceği öğrenildi. Gelecekte, Fransa ve Rusya, Emsland’daki ortak karakollarında dünya çapındaki nükleer santraller için nükleer yakıt üretmek istiyor. İronik bir şekilde, nükleer sektör Rusya’ya yönelik mevcut sübvansiyonların dışında tutuldu.
Tüm bu tarihi “uranyum kullanımı” geçmişine rağmen, adeta yeni bir şeymiş gibi koparılan “uranyum” tantanaları sadece bir manipülasyondan ibarettir. Uranyumlu mermilerin üretildiği ve bu mermilerle saldırılan topraklarda YERYÜZÜNÜN GELECEĞİ KATLEDİLMİŞTİR. Koparılan yaygaralar, daha fazla toprağın ve canlının geleceğinin katledilmesinin üstünü örtme manevralarıdır.
Dünyadaki tüm nükleer enerji santralleri kapatılsın! daha da geç olmadan, hemen şimdi!



