İŞÇİ SINIFIManşet
Almanya’da metal fabrikalarında temsilci seçimleri: Aşırı sağcılar etkili oluyor

Almanya’da aşırı sağcı hatta Neonazi bilinen kesimler özellikle otomotiv fabrikalarındaki işçi temsilciliklerinin seçimlerinde etkilerini artırıyor. Bunun son örneği Mercedes’te yaşandı.
Ali Çarman-Evrensel gazetesi
Almanya genelinde işten atmaların gündemde düşmediği, özellikle otomobil ve buna yan sanayide işçiler arasında devam eden işinden olma endişesinin yoğun olduğu günlerde işyeri işçi temsilciliği seçimleri devam ediyor.
İş hayatındaki zorluklar, daha iyi çalışma koşulları, gündelik karşılaşılan sorunlar bakımında önem arz eden her koşulda işçilerden yana tutum takınılması bakımından, mücadeleci işçilerin temsilci seçilmesinin işçilerin yararına olacağı bilinir. Ancak, uzun yılların alışkanlıkları, sendikanın bu ve benzer konulardaki tutarsızlığı, böyle bir durumu tam olarak sunmuyor. Böyle olunca da asıl görevleri işçi sınıfını bölme, mücadelesini zayıflatmak olan aşırı sağcı (ırkçı) listeler ortaya çıkıyor ve medyanın da desteğini arkalarına alarak güç olmaya çalışıyorlar.
Bunun en basit örneği Almanya’daki Untertürkheim-Mettingen-Cannsatt Mercedes fabrikalarında 2009 yılında görüldü. “Zentrum Otomobil” adı altında başlatılan aşırı sağcı girişimin başını, önceleri Hıristiyan Metal İşçileri Sendikasının temsilcisi ve aynı zamanda tanınmış bir ırkçı olup Neonazi “Noie Werte” grubunun üyesi olan Oliver Hilburger çekti.
Untertürkheim işyeri temsilciliğinde azımsanmayacak mücadeleci temsilcinin bulunmasına rağmen burayı kendine merkez edinen ve faailetinin merkezine sendikanın yapmadıklarını, bürokratik yaklaşımlarını alarak propagandaya yönelen “Zentrum” kısmi başarı (2 temsilicilik ile başlayan girişimleri 4, 6, 9 oldu) elde etti.
Untertürkheim-Mettingen-Cannsatt Mercedes işçileri Mart 2026 seçimlerine ise 4 listeyle (IG Metall, Zentrum, Hiristiyan Sendika (CGM), Bağımsız) girdiler. Mercedes fabrikasında sendika temsilcisi bir işçinin bize gönderdiği kısa değerlendirmeye göz atalım: “Seçim sürecinde en çok tartışılan başlıklardan biri Zentrum çevresinin aşırı sağ parti AfD ile kurduğu ilişkiler oldu. AfD Eş Başkanı Alice Weidel’in Mercedes fabrikası önünde Zentrum adaylarıyla birlikte bildiri dağıtması kamuoyunda tepki çekti. Sendika çevreleri, aşırı sağın özellikle kriz dönemlerinde işyerlerinde zemin bulmaya çalıştığını ve işçiler arasında bölünme yaratmayı hedefleyen bir siyaset izlediğini vurguluyor.”
17 bin işçinin çalıştığı fabrikada yüzde 68 katılım ile gerçekleşen seçimlerde ise IG Metall listesi 8 bin 36 oy alarak 31 temsilci, aşırı sağcı Zentrum 2 bin 323 oy ile 9 temsilci, Bağımsız UAG 768 oy 2 temsilci ve Hiristiyan CGM 379 oy ile 1 temsilci kazandılar.
IG Metal sendika listesinin 31 işyeri işçi temsilciliğini kazanması kendi içinde eksiklikleri taşıyan önemli bir kazanım olsada, bundan böyle toplantılara aşırı sağcı liste Zentrum’un 9 temsilcisi ile oturacak.

Asıl mücadele bundan sonra
IG Metall, fabrikada açık çoğunluğu korusa da Zentrum’un oylarını artırması sendikal hareket ve işçiler açısından bir uyarı olarak görülüyor. Sendika temsilcileri, otomotiv sektöründeki dönüşüm sürecinde işçilerin ortak hakları etrafında birleşmesinin ve örgütlü mücadelenin güçlendirilmesinin önemine dikkat çekiyor.
Seçimler hakkında konuştuğumuz bir başka işçi, “40 saat eve gitmedim. Ben ve birçok arkadaşım IG Metall listesinin kazanımı için büyük çaba sarfettik. Bugün sonuca baktığımızda hatayı kendimizde, nerede yanlış yapılmakta sorgulamalıyız. İşçilerin birliğine-mücadelesine zarar veren kim olursa onlara karşı daha uyanık olmalıyız” dedi.
Otomotiv sektöründeki yenilikleri işçiler arasında korku ortamı yaratarak propagandaya yönelen Zentrumcuların gerçek emelleri önümüzdeki günlerde ortaya çıkacak. Gerçek hayat şartları, kazanılmış hakların kaybı ve başkaca bir dizi nedenden ötürü asıl mücadele bundan sonra başlayacak.



