
27 Eylül günü Hannover’de Kürt Kültür Derneği’nde çok sayıda polisin özgürlük gerillaları anmasına saldırısı üzerine yazılı bir açıklama yapıldı.
Avrupa Kürdistanlı Demokratik Toplumlar Kongresi (KCDK-E) ve Avrupa Kürt Kadın Hareketi (TJK-E), yaptığı açıklamada; baskıcı konseptleri kınayarak Alman makamlarını yas tutma hakkına müdahale eden bu kısıtlayıcı tutumdan derhal vazgeçmeye çağırdı.
Açıklamada şunlar ifade edildi: “Almanya hükümetini ve devlet aklını, Kürt halkının demokratik ve hukuki haklarını baskı altına alan bu anti-demokratik politikalardan, Kürt kurumlarını kriminalize etme gayretinden ve ailelerin yas tutma hakkına müdahale eden bu kısıtlayıcı tutumdan derhal vazgeçmeye çağırıyoruz.”
“KCDK-E ve TJK-E olarak başta Avrupa’da yaşayan Kürdistanlılar, şehit ailelerimiz ve enternasyonalist dostlarımız olmak üzere; kadın ve gençlik yapılarımızı ve dayanışma içinde olduğumuz tüm halkları Avrupa’da bulunan kurumlarımız, derneklerimiz ve bürolarımız etrafında kenetlenmeye, kriminalizasyon baskılarına karşı değerlerimize, taziyelerimize ve örgütlülüğümüze sahip çıkmaya çağırıyoruz.” denildi.
“Almanya’nın Hannover kentinde bulunan Kürt Kültür Derneğimize Almanya devletinin kolluk kuvvetleri tarafından hukuk dışı ve anti-demokratik bir baskın düzenlenmiştir. Yaşamını yitiren çocuklarının acısını paylaşmak, ailelerin yasını ortaklaştırmak ve anılarına taziye kurmak için bir araya gelen halkımıza yönelik gerçekleştirilen bu konsept saldırısında dernek içerisindeki kitle saatlerce rehin tutulmuştur. En temel insani değer olan yas tutma ve taziye hakkını dahi güvenlik politikalarına kurban eden güvenlik bürokrasisi, halkımıza uzun süre kötü muamelede bulunmuş, bu keyfi uygulamaları protesto eden çok sayıda insanımızı gözaltına almıştır. Bir halkın taziyesini baskı aygıtlarıyla hedef almak, acısına saygı duymamak ve taziye evini bir suç mahalli mantığıyla aramaya tabi tutmak; Almanya devletinin Kürt halkına ve kurumlarına karşı sürdürdüğü sistematik kriminalizasyon politikasının ne kadar şovenist ve baskıcı bir boyuta ulaştığını bir kez daha açıkça göstermiştir“
Açıklamada “…Almanya devleti; derneklerimize, kültür merkezlerimize, demokratik eylemlerimize ve hatta en temel evrensel insani hakkımız olan taziye ve anma törenlerimize kolluk güçleri eliyle baskınlar düzenleyerek Kürt halkının kimliğini, dilini, acısını ve örgütlü yapısını suç kapsamına almaya çalışmaktadır. Türkiye ile girilen kirli siyasi, askeri ve ekonomik konjonktürel ilişkilerin bir sonucu olarak yürütülen bu kriminalizasyon siyaseti, Almanya devlet organlarının Kürt kurumlarına karşı bir tasfiye ve baskı aracı olarak işlev görmesine neden olmaktadır.“
Bunların Kürt Halkı ve enternasyonalist devrimcilerle boşa çıkartılacağı kararlılığı vurgulanarak Almanya’nın ikiyüzlülüğü teşhir edilerek, bu tür baskıları örgütlü gücümüzle boşa çıkaralım, kenetlenelim çağrısı yapıldı.
” Şehitlerimiz kutsal değerlerimizdir. Değerlerimiz ve kurumlarımız etrafında kenetlenelim, acılarımızı ve değerlerimizi hedef alan bu kriminalizasyon politikalarını örgütlü gücümüzle boşa çıkaralım!” denildi.



