Manşet
Fransa’da Yeni Göçmen Yasası

Dünya her geçen gün artan toplu göçlerin insanlık dışı koşullarda yolculuklarına, toplu ölümlerine tanık oluyor.
Nuray Sarıyelek
Emperyalist ülkelerin yoksul ülkelerle yaptığı ticari, ekonomik anlaşmaların neden olduğu savaşlar, yıkım, ekolojik dengelerin hızla bozulmasında oynadıkları roller ülkeleri yaşanmaz hale getirip insanları toplu göçlere zorluyor.
Emperyalist kapitalistler neden oldukları bu insanlık dışı dramlara karşı gözlerini kulaklarını kapatıyor, sebep oldukları bu sonuçtan en asgari bir sorumlulukla sıyrılmak istiyorlar. İlticacıları en temel hakları olan sığınma, barınma, yaşam hakkı ve zorunlu ihtiyaçlarının karşılanması gibi temel hak ve özgürlüklerinden yalıtmak istiyor onları başından defeden çözümler arıyorlar.
Danimarka ve İngiltere’den sonra Fransa’da da yeni göç yasası tasarısı üzerinde çalışılıyor.
2023 yılı başında Fransa içişleri Bakanı Gérald Darmanin’in parlamentoya sunduğu, 2024 yılında uygulanması düşünülen yasayı Boyun Eğmeyenler Parrtisi’nden milletvekili Fernandes Emmanuel ile konuştuk.
Yaşanacak Dünya: Fransa yöneticileri 2023 yılının başından beri yeni bir göçmen yasası hazırlığı yapıyorlar. Bunun neler içerdiğini bize anlatabilir misiniz?
Emmanuel Fernandes: Tasarıyı bütün detaylarıyla henüz bilmiyoruz. Elimizde bir versiyonu var ancak önemli ölçüde değişiklikler yapabilirler. Fakat bugün sahip olduğum bilgilerle sorularınızı yanıtlamaya çalışabilirim.
Fransa Hükümeti toplumun korkularını ve fantezilerini, özellikle de aşırı sağ tarafından sıklıkla dile getirilen fantezileri kullanıyor. Fransa’da bu fantezileri besleyenlerin tarif ettiği ölçekte bir göç olgusu yoktur. Maalesef göç ve suç birlikte işleniyor. Göç-Güvenlik Yasası ve Darmanin tasarısı arasında da kanıtlanmış bir bağlantı yoktur. Güvensizlik ve göç, ayrıca bize, ülkelere, ülkemize pahalıya mal olduğu için durdurmalıyız propagandası yapılıyor. Tüm bunlar açıkça gerçekçi değil. Ve gerçekten de Gérald Darmanin’in metni yine sağ ve aşırı sağı tatmin etmeyi amaçlıyor.
Ne yazık ki Fransız toplumunun büyük bir kesiminde göçmen karşıtlığı zaten var. Hükümet ve medya, toplumda bir ırkçılık iklimi yaratıyor ve aslında “göç ve iltica” olarak adlandırılan bu yasa, ne yazık ki ırkçılığı teşvik edecek tohumlar içeriyor
Yaşanacak Dünya: Bu “göç ve iltica” yasası bir yandan ırkçılığı daha da körüklerken aynı zamanda Fransız işçi ve emekçileriyle göçmenler arasında rekabeti ve ücretleri düşürmeyi de amaçlamıyor mu?
Emmanuel Fernandes: Evet evet, haklısınız bu durum çalışanlar arasında rekabeti körükleyecek, işgücü maliyetlerini düşürecek ya da en azından ücretleri düşürecektir ve patrona seçenek sunuyor. Bir patron, mücadeleci olmayan, daha az isteyen, her türlü kötü sosyal koşullara razı olan bir mülteci ya da göçmen işçiyi tercih edecektir. Çünkü göçmen işçi, bir gün oturma izni alma umuduyla en kötü koşullara razı olacak. Hükümet, uzun süredir burada yaşayan göçmenlerin statülerini düzenlemek yerine onları patronların vahşi sömürüsüne sunuyor. Diğer taraftan yerli ve yabancı işçiler arasındaki rekabeti arttıracak ve zaten enflasyon karşısında eriyen ücretleri bir kez daha aşağı çekecektir.
Yaşanacak Dünya: Darmanin Yasası Avrupa’ya göçü engellemekten de bahsediyor. Yani Avrupa ülkelerine girişi engelleyen güvenliği artırmaktan, tampon bölgeler oluşturup oralarda kamplar öngören bir hazırlıktan bahsediyor. Bütün bu sınırları aşıp gelenleri yoksul ülkelere, kişi başına 20 bin euro verip başından atmak istiyor. Adı geçen ülkelerden bazıları, Türkiye, Ruanda, Tunus vb. ülkeler. Buralar insan haklarının ayaklar altına alındığı ülkeler. Buralardaki koruma görevlileri, asker ve polisler kamplardaki göçmenlere keyfi işkenceler yapıyor, taciz ve tecavüze yöneliyor.
Buna örnek olarak, Türkiye’den yansıyan bir görüntüden bahsedeyim. Askerler, bir grup göçmeni sınırda durdurmuş, açık bir alanda elleri ters kelepçeli yüzüstü yere yatırmıştı. Askerlerden biri, genç bir göçmenin kafasının üstüne çıkarak zıplıyor bir diğeri de aynı kişinin yine kafasına kafasına tekme atıyor, sopayla vuruyor. Bunu yapan askerler bundan keyif alıyorlar.
Avrupa’nın bahsettiği sınır ülkelerde güvenlik ve kamplarda tutmak bu demek.
Ayrıca göçmenlerin yoksul ülkelerde kamplarda tutulması onları oralarda hapsetmek demek. İşkence demek, taciz demek kadınlara çocuklara tecavüz demek…
Bütün bunların biliniyor olmasına rağmen, kendilerini insan hakları evrensel kurallarının merkezinde gören Avrupa’nın göçmenlerle ilgili bu plânını nereye oturtuyorsunuz ve tüm bunları nasıl değerlendiriyorsunuz? Avrupa’nın yaptığı uluslararası insan hakları evrensel kurallarının ihlali ve buna göz yummak değil midir?
Emmanuel Fernandes: Pekala öyle; Fransa, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi de dahil olmak üzere kendisini bağlayan bir dizi uluslararası anlaşmanın imzacısıdır. Avrupa ve Fransa’nın, bu uluslararası evrensel insan hakları kanunlarının uygulayıcısı, koruyucusu ve garantisi olmak zorunda olduğunu düşünüyorum
Ben aynı zamanda Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi üyesiyim. Yani Avrupa İnsan Hakları ve Temel Özgürlükler Sözleşmesi’nin uygulanmasını sağlamakla yükümlüyüz ve bu nedenle biz NUPES olarak bu yasanın yürürlüğe konmaması için elimizden geleni yapacağız.
Fransa İngiltere’nin yaptığı gibi yapmamalı. İngiltere Başbakanı’nın uygulamaya koyduğu şey, İngiliz topraklarındaki göçmen nüfusu Ruanda’ya göndererek kendi topraklarındaki göçmenlerden, sığınmacılardan tamamen kurtulmak! Bu yapılan sığınma hakkı ilkelerine tamamen aykırıdır. BM, Avrupa Konseyi ve diğer pek çok ülke buna karşı çıktı. Şimdi sırada daha sert iltica yasasıyla Fransa var. Yasanın adı İltica Yasası, ancak bundan daha fazlası var. Aslında, İltica ve Göç olarak adlandırdıkları bu yasa ile iltica politikasının seviyesi düşürülüyor. Bu yeni yasa, kökeni ne olursa olsun herkes için geçerli olan temel ilkelere saygı göstermiyor. Basitçe, yaşam hakkı, yasama hakkı, özgürlük ve güvenlik, bunlar Avrupa İnsan Hakları Evrensel Sözleşmesi adı altında garantilenmiş yazılı olan mülteci ve sığınmacı haklarıdır. Sığınma hakkına ilişkin tüm uluslararası sözleşmeler, sığınmacıları geri püskürtmeyi yasaklar. Darmanin’in Fransa Parlamentosuna sunduğu bu yeni yasa tasarısı ile tüm bu mülteci hakları sorgulanmaktadır. Bu yüzden biz NUPES olarak bu yasanın geçmemesi için elimizden geleni yapacağız.
Sürecek



