
22 Şubat 2026 tarihinde Stuttgart’ta yapılacak etkinlikte “Kurtuluş Yok Tek Başına Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz” denilecek!
Almanya’nın Stuttgart kentinde Yaşanacak Dünya ve Alınteri, “Emperyalist Savaşa, Faşizme ve Irkçılığa Karşı Kurtuluş Yok Tek Başına“ etkinliği organize ediyor.
22 Şubar 2026 Pazar günü gerçekleştirilecek gecenin bilgileri ve programı şöyle:
Başlama saati: 14:00
Yer: Altes Feuerwehrhaus Süd, Möhringer Str. 56, 70199 Stuttgart
Sinevizyon
Konuşmacılar:
H. Selim Açan (Alınteri ve DP yazarı)
Enternasyonal katılımcılar
Müzik:
Suavi
Kutup Yıldızı
Aufruhr ve Dynamo
Devrim Bozkurt
Etkinliğin çağrısı ise şöyle:
Emperyalist savaşa, ırkçılığa, faşizme karşı kurtuluş yok tek başına!
Yeni mücadele yılına, dünya çapında bir emperyalist savaş tehlikesinin büyüdüğü, aynı zamanda, ırkçı-faşist hareketlerin -devletler ve burjuva partiler marifetiyle- güçlendirildiği koşullarda girdik.
Tüm üretim araçlarını ve yeryüzünün tüm kaynaklarını tekeline almış bir avuç tekelci kapitalist grup, insanlığın tüm üretici güçlerini pervasızca sömürmeyi sürdürmek için daha fazla savaş daha fazla yıkım istiyor. Emperyalistlerin tezgahladığı savaşlarla bir çok coğrafya yangın yerine dönmüş durumda.
Emperyalist savaş aynı zamanda dünya proletaryasına ve halklarına karşı yürütülen sınıf savaşı anlamına gelmektedir. Nereye baksak, işçi sınıfının ekonomik-sosyal-siyasal haklarına yönelik saldırgan politikalar uygulandığını görüyoruz.
Savaşların sürdüğü coğrafyalarda halklar katledilmekte, onlara tam bir yıkım yaşatılmaktadır. “Resmi” olarak savaşta olmayan ama tüm hızıyla savaşa hazırlık yapan ülkelerde ise işçi sınıfı tarihi saldırılar ile karşı karşıya. “Sıfır zam” dayatması, sefalet ücretlerinin daha da düşürülmesi, sendikal hakların hiçe sayılması, sosyal hakların kesilmesi olağan hale geldi. Dünya proletaryasına çıplak kölelik koşulları dayatılıyor!
Uluslararası tekelci kapitalist gruplar daha fazla kazansın diye yürütülen savaş politikalarıyla silah ve ölüm tüccarlarının kasaları doldurulmakta. Merz, Trump, Putin, Zelensky, Netanyahu gibi burjuvazinin temsilcileri savaş savunuculuğu yaparlarken, savaşta ölenler ise onların çocukları değil! Üstelik, kazanç sağlayanlar onlar! Örneğin Alman silah tekelleri, Ukrayna’ya, İsrail’e yolladığı silahlar üzerinden büyük paralar kazanıyorlar!
Silah sanayisinin büyümesi, ırkçılığın, faşizmin kışkırtılması demektir. Almanya Başbakanı Merz’in „şehir görüntüsü“nden söz açarak göçmen düşmanlığında vites büyütmek istemesi tesadüf değil! Silah ticaretinden milyarlar kazanan Alman tekellerinin faşizm ve savaş yanlısı tutumunun yansımasıdır.
Savaşlarla, militarist-faşist tehditlerle, ırkçı ve göçmen karşıtı politikalarla, farklı uluslardan olan biz işçileri bölmelerine izin vermeyelim! Onların karşısına işçilerin birleşik örgütlülüğünü oluşturarak çıkalım!
Ancak, omuz omuza mücadele edersek, işçi ve emekçilerin örgütlü gücünü ortaya koyarsak kazanabiliriz!
Omuz omuza mücadeleye… Ya hep beraber ya hiçbirimiz!




