
Almanya’nın pek çok şehrinde gençler ‘cepheye sürülüp ölüme gönderilecek gençler olmak istemiyoruz’ sloganıyla yürüdü.
Federal Parlamento’nun bugün Zorunlu Askerlik Modernizasyon Yasası üzerindeki oylaması üzerine, Zorunlu Askerlik Karşıtı Okul Grevi inisiyatifi’nin çağrısıyla 100 kentte 45 bin öğrenci derslere girmeyerek protesto gösterilerine katıldı.,
Göstericiler, üzerinde “Almanya Başbakanı Friedrich Merz cepheye”, “Trump’ın yağma seferine karşı”, “Biz sizin savaşlarınız için ölmeyiz”, “Zorunlu askerliğe karşı”, “Geleceğimizden elinizi çekin” ve “Zenginler savaş istiyor, gençler gelecek” yazan döviz ve pankartlar taşıdı.
Protestolardaki yüksek katılım, zorunlu askerlik karşıtlığının yanısıra gençlerin geleceksizliğine açılmış bir isyan özelliği de taşıyor. Okul grevi ve gösteriler; aralarında Berlin, Münih, Erfurt, Kiel, Potsdam, Hamburg, Düsseldorf ve Leipzig gibi kentlerin bulunduğu çok sayıda şehirde yapıldı.
“Gençleri kimse sormadan geleceğinden koparıyorlar”
Almanya Federal Savunma Bakanlığı’nın personel eksikliğini kapatmak söylemiyle, orduya katılmayı rededen gençleri zorunlu askerlik muayenesine çağırmaya başlaması Almanya’da gençliğin kararlılığını adeta sınadı. Ve yanıtını da aldı. Savaş karşıtı aktivistler ve öğrenciler, karara öfkeli. Bütün tehditlere rağmen bu güne dek milyonlarca gençten sadece 530 kişinin gönüllü askerlik için başvurduğu açıklandı.
“Zorunlu askerlik muayenesi” adımları uygulanmaya başlandı
1 Ocak 2026 tarihinde yürürlüğe giren yeni ‘Askerlik Hizmeti Yasası’ kapsamında, 18 yaşındaki gençlere savaşa uygunluk durumlarını tespit etmek amacıyla çevrim içi anket formları gönderilmeye başlanmıştı. Ancak açıklanan verilere göre, gençlerin yüzde 25’i bu anketleri tamamen yanıtsız bırakırken, büyük bir kısmı “ilgisiz” olduğunu ifade etti. Gönderilen binlerce anket formuna karşın Haziran ortası itibarıyla yalnızca 530 kişinin gönüllü askerlik için başvurduğu aktarıldı.
Almanya’nın savaş politikaları doğrultusunda bütçenin yüzde 5’ini savunmaya ayırma planları ile Berlin-Wedding, Sangerhausen ve Leipzig gibi kentlerde yerleşim yerlerinin yakınına silah fabrikaları kurulması planlarına büyük tepki duyuluyor.
Toplam bütçedeki her 3 Euro’dan 1’inin savaş ve militarizasyon süreçlerine ayrılmasına yönelik verilen karar, bütçe konusunda federal hükümetin istekli olduğunu; zorunlu anketlere halkın katılmaması ise toplumsal itirazları gözler önüne serer nitelikte. Berlin’in Wedding semtinde ve Köln’deki Bundeswehr Personel Yönetimi Dairesi’nin antimilitarist gençler tarafından bloke edilmesi örneklerinde olduğu gibi, askeri tesislere ve silahsızlanmaya yönelik kitlesel ve militan protestolar her geçen gün biraz daha yükseliyor.
Hamburg, Berlin, Düsseldorf, Dresden ve Münih’te sabah saatlerinde yürüyüşler başladı. Hamburg’daki öğrencilerin çoğu üçüncü dersten itibaren protestolara katılmak için okuldan ayrıldı. Kentte ayrıca üniversite öğrencilerinin düzenlediği destek yürüyüşü ve sendikaların organize ettiği ikinci bir miting de gerçekleştirildi.
Birçok genç, zorunlu askerlik planlarının hayatlarının en kritik döneminde yeni bir baskı unsuru haline geldiğini vurguluyor. “Okullar, üniversiteler zaten tasarruf politikalarıyla çöküyor. Sosyal hizmetler geriliyor. Gençlere söylenen tek şey: ‘Silah taşıyıp cepheye gidip gidemeyeceğinizi bilmek istiyoruz.” denmesi olduğunu söylüyorlar.
Eğitimciler ikiye bölündü
Berlin’de yapılan protestolara Berlin Eyalet Öğrenci Konseyi açık destek verdi. Konsey, siyasi tartışmalarda gençlerin sesinin duyulmadığını savunuyor: “Gençleri zorunlu yoklamayla yeniden yük altına alıyorlar. Kimse onlara bunu kaldırıp kaldıramayacaklarını sormuyor.” açıklamasını yaptılar.
Öte yandan Alman Öğretmenler Birliği ise, okul saatindeki grevlere sert biçimde karşı çıkıyor. Birlik Başkanı Stefan Düll, “Protesto herkesin hakkı ama bu ders saatinde olamaz. Öğrenciler çalışan değil; okul grevlerinin hukuki dayanağı yok.” diyerek yoklamasız devamsızlıkların disiplin süreci doğurabileceğini hatırlattı.
Protestolara katılımın “resmen devamsızlık” sayılacağını, sınav veya performans ölçümlerinin ise sıfır puanla değerlendirileceğini açıkladı. Buna karşın okullara, zorunlu askerlik konusunu sınıflarda tartışma çağrısı yaparak sokaktaki öfkeyi dersliklere kapatmaya çalıştı.
Ne tehditler, ne öğrencileri dersliklerde tartışmalarla oyalama çabaları her adımında anti kapitalist taleplerle daha ileri çekilen grevleri durduramıyor. Yapılan dördüncü okul grevinin duruşu ve talepleri bu yönleriyle umut veriyor.


