GÜNCEL

Eyfyallayöküll patladığında

yanardagKapitalistler “Avrupa’nın havayolu ulaşımında büyük ekonomik zarara neden oldu” diye göz yaşları döküyor

İzlanda’daki Eyfyallayöküll yanardağının faaliyete geçmesi ile oluşan kül bulutu bir anda tüm Avrupa’da hava trafiğini felce uğrattı. Yüzlerce uçuş iptal edildi, hava sahaları trafiğe kapatıldı, yolcular havaalanlarında mahsur kaldı. Patlayan yanardağın yol açtığı kül bulutları uzmanları Küresel iklim değişikliğine yol açabilir” diye kaygılandırıyor. İnsanlar ve hayvanlar üzerindeki risklerini açıklıyorlar. Yanardağın patlaması sonucu açığa çıkan kül bulutunun sağlıklı insanlar için zararlı olmadığı belirtilsede, İngiliz makamları bronşit, astım gibi solunum yolu rahatsızlıkları olan kişileri uyarararak, kül partiküllerinin bu kişileri rahatsız edebileceğini söylüyorlar. Ayrıca uzmanlar kül bulutlarının etkisinin aylarca sürebileceğini belirtiyorlar.

Almanya Würzburg Üniversitesi‘nden yanardağ uzmanı Bernd Zimanowski, “Deneyimler, yanardağ faaliyetlerinin en az iki üç hafta, en fazla bir kaç ay sürebileceğini gösteriyor” diyor. İzlandalı jeolog Reynir Bödvarsson ise hava trafiğinin uzun bir süre aksayabileceği görüşünde: “Günler, haftalar belki de aylar sürebilir. Bütün Avrupa bunun etkilerini hissedecek. Rüzgarın gelişimine göre, Kuzey Amerika’da bile etkiler görülebilir. Kül şu anda olduğu gibi büyük bir basınçla volkandan çıkmayı sürdürürse, hava trafiği geniş bir alanda sekteye uğrayabilir.”

Kapitalistler kar peşinde

Kapitalistler ise “Avrupa’nın havayolu ulaşımında büyük ekonomik zarara neden oldu” diye göz yaşları döküyor. Hala “Durumun abartıldığı, en azından birkaç havayolu koridoru açılabileceği”ni söyleyebiliyor, bu doğrultuda kendi devletlerine baskı yapabiliyorlar. Bronşit, astım gibi solunum yolu rahatsızlıkları olan kişilerin, hatta hayvanların etkilenme riskinin yanı sıra, toz bulutlarının yarattığı görüş mesafesi sorunu, bundan dolayı düşme olasılığı bulunan uçaktaki insanların canı umurlarında bile değil.

Kül bulutlarının havayolu şirketlerine 11 Eylül saldırılarından daha büyük zarar verdiğini açıklayan Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA) Başkanı Giovanni Bisignani, “Krizin boyutları 11 Eylül’ü aştı” diye konuştu. Havayolu şirketlerinin günlük zararının 150 milyon euroya ulaştığını belirten Bisignani, Avrupa hükümetlerini geç harekete geçmekle suçlayarak, AB ulaştırma bakanlarının bir toplantı organize etmesini, hava sahalarının güvenli olarak açılması için acilen harekete geçilmesini istedi.

Alman havayolu şirketi Lufthansa da uçuş yasağının uzatılmasını istemiyor. Test uçuşlarının başarılı geçtiğini belirten Lufthansa yetkilileri, yasağın uzatılmasına gerek olmadığını savunuyor. Avrupa’nın en büyük seyahat şirketi TUI de uğradığı zararın 20 milyon pounda ulaştığını kaydetti.

İklim değişebilir

Meteorologlar, güçlü bir volkan patlamasının küresel iklimde seneler süren bir değişime yol açabileceğini belirtiyor. Zira kül bulutları yerküreyi sararak hava akımlarını değiştirebiliyor.

Ancak bunda en etkili faktör, yanardağ patlamasıyla havaya salınan kükürt oranı. Atmosferde bu kükürt parçacıkları sülfürik asit damlacıklarına dönüşerek yeryüzüne vuran güneş ışınlarında saçılmaya ve ışınların yeniden uzaya geri yansımasına neden oluyor. Bunun sonucu da yerkürenin ortalama sıcaklığında düşüş meydana geliyor. Uzmanlara göre, bu güçlü sülfürik asit parçacıkları stratosferde asılı kalıyor ve yol açtığı iklim değişikliği de kısa sürede aşılamıyor.

Hayvanların etkilenme riski daha fazla

Külün hayvanlar üzerindeki etkisinin, içeriğindeki flor ve kükürt oranına bağlı olarak daha ağır

Eyfyallayöküll yanardağı

İzlanda’da faaliyete geçen Eyfyallayöküll yanardağı dört hafta içinde defalarca faaliyete geçti. Bölgede yaşayan 800 kişi tahliye edildi.

Büyük patlama: Patlamayla birikte buzullarda erime meydana geldi. Volkandan yükselen kül bulutları Kuzey Avrupa’da hava trafiğini felç etti. Avrupa’nın en önemli ulaşım noktalarından Londra’daki Heathrow, Norveç hava trafiği durma noktasına geldi.

Ölümcül bulutlar: Flor ve kükürt yüklü kül bulutları hayvancılık için de tehlike arz ediyor.

Yeni kayalar: Lavlardan meydana gelen kaya oluşumları üzerine kurulu İzlanda’da, Mart ayında yeniden faaliyete geçen Eyfyallayöküll yanardağı yeni ilginç kaya oluşumları meydana getirdi.

Genç gezegen: Dünya 4,5 milyar yaşında. Evren dünyadan 4 kat daha yaşlı. (13,7 Milyar yaşında) Dünya nispeten hala soğuma aşamasını tamamlamamış genç bir gezegen. Bu yüzden dünyanın merkezindeki sıcaklık 5 bin santigrat dereceyi buluyor.

Yüksek basınç: Şiddetli ve güçlü püskürtüler çok yüksek değişik aralıklarla meydana geliyor. Püskürtme süresi değişik olabiliyor. 200 yıl sonra faaliyete geçen Eyfyallayöküll yanardağındaki basınç çok fazla olmasa da gükyüzünü kaplayan ince kükürt bulutları görüşü engelliyor.

Erimiş lav: Yarıklardan çıkan lav akıntıları, kilometrelerce uzağa yayılabiliyor. Ormanlar, yollar ve yerleşim birimleri akan lavla kaplandığı oluyor.

Kor kayalar: Lav sıcklığı 800 derece ile bin 200 santigrat dereceyi buluyor. Suyla temas ettiğinde soğuyan lavlar sertleşerek volkanik kayalara dönüşüyor.

olabileceği belirtiliyor. Duisburg- Essen Üniveristesi‘nden yanardağ uzmanı Prof. Ulrich Schreiber, “Kül, tek başına o kadar kötü değil. Asıl kötüsü, gazın içindeki flor ve kükürt gibi maddeler. Bunlar hayvanlar için çok zararlı. Bu maddeler otların içine karışıyor, hayvanların bunları yemesi büyük sağlık sorunlarına yol açıyor. Geçmişte de İzlanda’da büyük baş hayvanların bu yüksek kükürt oranı yüzünden telef olduğu vakalar görülmüştü.” dedi.

Silikon motorun çalışmasını olumsuz etkiliyor

Avrupa Hava Güvenlik Kurumu uzmanlarından Daniel Höltgen, bulutun uçaklar için yarattığı tehlikeyi şöyle açıklıyor: “Normalde, uçaklar volkanik patlamalar gibi çeşitli nedenlerle oluşabilecek kül parçacıkları hesaba katılarak tasarlanır ve buna uygunsa uçuş izni alır. Ancak toz parçacıkları bir araya gelerek büyük bir kül bulutuna dönüşürse, motorların tamamen devre dışı kalması ihtimali doğar. Bu tabii ki felaket demektir. Bu nedenle, hem ulusal hem de Avrupa çapında uçuşların yasaklanması yerinde bir karar.”

Çeşitli gaz parçacıklarından oluşan kül bulutu, bir tür silikon da içeriyor. Bu silikon, sıcaklık 1200 derecenin altına düştüğünde eriyor. Uçak motorlarında da sıcaklık bu seviyenin altında olduğundan, eriyen silikon türbinlerin üzerine ince bir tabaka halinde yayılarak, motorun çalışmasını engelliyor. Bir diğer sorun ise bulutun içinde yeterli miktarda oksijen bulunmaması. Zira motorların çalışması için gereken kerosinin (uçak yakıtı) yanması esnasında oksijene ihtiyaç duyuluyor. Kül parçacıklarının uçaklar için yol açabileceği etkilerden bir diğeriyse, hareket halindeki küllerin uçağın camlarına çarpıp görüşü engelleme ihtimali. Bu konuda uzman Daniel Höltgen şöyle konuşuyor: “Pilotun görüşüne de zarar veriyor. Bu aslında gün içerisinde fazla sorun değil, zira pilotlar bulutu görüp, onun içine girmeden kenarından uçabiliyor. Ancak geceleri radar cihazları kül bulutunu tespit edemiyor.”

Alman Pilotlar Birliği’nin açıklaması

Alman Pilotlar Birliği Cocpit’e göre, volkan patlamaları sonucunda havada oluşan kül bulutları hava trafiği açısından büyük bir tehdit oluşturuyor. Cocpit, kül bulutlarının uçakların motorlarını devre dışı bırakabileceği uyarısında bulundu. Cocpit’ten yapılan açıklamada, motorların çalışması için gereken kerosinin (uçak yakıtı) yanması esnasında oksijene ihtiyaç duyulduğu ve kül bulutlarındaki oksijen miktarının motorların çalışabilmesi için yeterli olmadığı belirtildi.

Geçmişte yaşananlar

Geçmişte de kül bulutlarının seyir halindeki uçakların motorlarını devre dışı bıraktığı durumlar oldu. 1980’li yıllarda Endonezya ve Alaska üzerinde seyreden Boeing 747 tipi iki uçak kül bulutlarının içerisinde seyrederken motorlarının tamamı çalışamaz duruma geldi. Ancak kül bulutlarının içinden planör uçuşuyla (motorsuz uçuş) çıkmayı başaran pilotlar, motorları yeniden çalıştırarak güvenli bir şekilde iniş yapabildi.

Alman Pilotlar Birliği Sözcüsü Jörg Handwerg ise, kül parçacıklarının uçağın yüzeyine ince bir film tabakası halinde yapışabileceğini, bunun da uçağın aerodinamik dengesini olumsuz etkileyebileceğini kaydediyor. Handwerg, ince film tabakasının ancak kül parçacıklarının sıcak olması durumunda oluşabileceğini vurguluyor.

Zımpara etkisi

Kül parçacıklarının uçaklar için yol açabileceği etkilerden bir diğeriyse, hareket halindeki küllerin uçağın camlarına çarpıp görüşü engelle ihtimali. Uzmanlara göre bu parçacıkların çarpması
“zımpara” etkisine yol açarak camların yüzeyine zarar verebilir. Ayrıca uçağın hız ve yükseklik ölçüm cihazları da kül parçacıkları yüzünden devre dışı kalabilir.

Alman volkan bilimci Bernd Zimanowski, kül yoğunluğunun fazla olmadığı yanardağ bulutlarının insan sağlığı için zararlı olmadığını düşünenlerden. Ancak Şili Santiago Üniversitesi jeologlarının yaptıkları bir araştırma sonucunda yanardağ külleri içinde bazı zararlı mineral parçacıkları bulunduğu ve bu parçacıkların da akciğerlere yerleşerek kanserojen etki yaratabileceği tespit edilmiş.

Deutsche Welle’den yararlanılmıştır.

Daha fazlası

İlgili

Close