DÜNYAManşet

Köln’de İbrahim Kaypakkaya ve Mayıs’ta ölümsüzleşenlerin anması

Partizan ve Sınıf Teorisi tarafından organize edilen anma Ebertplatz’da yapılan saygı duruşu ile başladı.

Ardından devrimci marşlar söylendi. Anma Partizan ve Sınıf Teorisi adına ortak metin okunması ile devam etti.

Metin’de; Mayıs’da ölümsüzleşenler ve Kaypakkaya’nın devrimci değerlerin en üst temsilcilerinden olduğu vurguları öne çıktı.

Aralara müzik ve şiir konulan program akışında diğer örgütlere söz verildi. Program TİKB ve MLKP adına yapılan konuşmalar ile sürdü.

TİKB adına yapılan konuşmada özetle;

İbrahim Kaypakkaya ve 68 kuşağı devrimci önderlerini anarken sürekli geleneksel olana takılıp kalmayan, devrimci bir yenilenme ve arayışın sahibi olduklarını da unutmamak gerekir.68 ve 71 devrimciliği dönemin ruhunu yakalayarak iradeleşmenin, kendiliğinden olana devrimci anlamda müdahale çabalarının o tarihsel koşullara özgü biçimiydi.

İnsanlık bugün de o yıllara benzer tarihsel bir kavşaktadır. Kapitalizmin ya insanlığı bir bütün olarak yok edeceği, ya da sosyalizm perspektifli mücadelemizi günün koşullarında yenileyerek yükseltme kavşağındayız.

Onun için bugün İbrahim Kaypakkaya ve 68’in devrimci önderlerini anarken bu saygı ve bağlılık onlarda cisimleşmiş karakteristik özellikleri güne taşıma, daha doğrusu bugünün koşullarına uygun olarak hakkını verme, bu çürümüş kapitalist düzeni yıkıp yerine “Gerçekçi ol, imkansızı iste” cüretini kuşanan yepyeni bir dünya kurma iddiası ve pratiğinde somutlanmalıdır“ denildi.

HBDH ve KBDH adına okunan mesajda ise;

71 Devrimci Hareketi denildiği zaman üç büyük sütun, üç ölümsüz isim gelir öncelikle akıllara: İbo, Deniz ve Mahir. 71 hareketinin bütün ölümsüzleri gibi Kaypakkaya da devrimde ısrarın, devrimcilikte ısrarın sembolüdür. Bu ortak özelliğin yanı sıra Kaypakkaya’da devrimcilikte bütünlük dikkati çeker. O pratikle olduğu kadar teoriyle de devrimci bir ilişki halindedir…

Mart ve Mayıs ayları Kürdistan ve Türkiye coğrafyasında böyle özel bir anlamı içinde taşır. Bu her iki ayda da bizler, Kürdistanlı ve Türkiyeli devrimciler 8 Mart ve Newroz gibi iki büyük günün coşkusu yanında Halepçe’nin, Kızıldere’nin, 6 Mayıs’ın, İbo’nun, Haki’nin, 4’lerin, Nurhak’ların acısını paylaşırız.

Bu iç içelik, bu tarih bize özellikle iki şeyi hatırlatır:

Her iki halkın devrimci, yurtsever, komünist evlatları olarak birbirimize olan ihtiyacımızı, kavgamızın ortaklığını, sırt sırta omuz omuza vererek dövüşmemizin zorunluluğunu. Kobane’de birbirine karışan kanlarımız bu yoldaşlaşma zorunluluğunun mührüdür adeta.

Özellikle de Mart ve Mayıs aylarında birbirini izleyip çakışan acılarımızın çokluğu ikinci olarak yerine getirmemiz gereken devrimci görev ve sorumlulukların büyüklüğünü hatırlatır bizlere. Sınıf düşmanlarımızdan, Türk burjuvazisi ve sömürgeciliğinden sormamız gereken hesapların çokluğunu gösterir.“ vurgulandı.

Anma Partizan ve Sınıf teorisinin ayrı ayrı yaptıkları konuşmaları ile devam etti. Konuşmalarda Kaypakkaya ile günümüz sınıf mücadelesi ilişkisine vurgu yapıldı.

Anma devrimci marşlarla sona erdi.

Daha fazlası

İlgili

Close