MAKALELERManşet

Bir virüs koskoca insanlığı terbiye eder mi?!.

Virüsün yayılması asla bir kader değildi! Dahası, yayılmaya karşı bu sistemin yapabileceği hiçbir şey yoktu! Bu tek tek insanların niyet ve tercihleri sorunu değildir

Devrim Şen

Bir virüs koskoca insanlığı terbiye eder mi? Eder!

Bir virüs koskoca insanlığın gerçekte insanlıktan çıktığını anlatabilir mi? Anlatır!

Belki de şöyle sormalı soruyu; belli zamanlarda çıkan bu tür salgınlar kendine yayılma ortamını nasıl bulabiliyor? Üstelik ortaçağda görülen salgınlarda bu salgınlara neyin neden olduğunun dahi bilinmediği dönemler çoktan kapanmış olmasına karşın.

Bilim ve teknoloji tarihin hiçbir döneminde (Sosyalizm dönemini dışta bırakmak kaydıyla) bu kadar çaresiz olmadı! O dönemlerin bu alandaki gelişmeleri şu an bile çalınarak hayata geçirilmeye, dahası mevcut sistemin keşifleriymiş gibi gösterilmeye çalışılıyor.

Emperyalist kapitalizmin “bilim kadroları” “gerçekleşmesi imkansız” olarak görüp rafa kaldırdıkları tüm projeleri ve daha fazlası olan teknolojik gelişmelerin sosyalist dönemde çoktan çözülmüş ve teknoloji haline gelmiş olduğunu gördüler. Sosyal emperyalizmin yıkılışından sonraki dönemde Sovyet bilim insanlarının bilimsel buluş ve bağlı olarak geliştirdikleri teknolojiler onların hayal gücünün bile ötesindeydi! Tarih bu yönüyle incelensin, bugün NASA’nın kullandığı -ki onu bile kullanamıyorlar- roket motorlarına kadar çalıntı oldukları görülecektir!

İnsan temelli, insanı, toplumu temel alan, toplumun ve toplumsal bireyin temel alındığı bir sosyo ekonomik sistemde virüs bu kadar hızlı yayılabilir miydi? Kesinlikle hayır! Sorunu buradan okumak zorundayız!

Toplumsal ihtiyaçlar temelinde düzenlenmemiş bir üretim, felsefe, düşünüş, işleyiş böylesi bir olgunun görülmesini en başta önemsiz görür. Önemini gördüğü anda, bu olgunun (virüs ve salgın) mantıki sonuçlarını kavramaya başladığı anda ise işin çoktan işten geçmiş olması bir yana, tam anlamıyla çaresiz kalınır! Karışık, karmaşık bir neden yok aslında! Her şey çok basit.

Salgını durdurmak için çok ciddi bir karantina uygulamasına geçmek ilk şarttır. Oysa bu yapıl(a)maz! Sistemin hiç duraksamadan çalışması zorunludur. Üretimin, mal ve hizmet üretiminin kesintiye uğraması demek ekonominin çökmesi demektir, hele hele böylesi daralmaların olduğu dönemlerde para piyasası, bankalar, borsa, sigorta şirketleri, nakliye firmaları, fabrika ve atölyeler…. Gerçekte hepsi birbirine bağlıdır.

Daha da genişletirsek bir ülkedeki tüm ekonomi diğer ülkelere bağlıdır. Bir ülkede borsada yaşanan bir krizin dünya ekonomisinde zayıf halka konumunda olan ekonomileri çöküşe soktuğunu sürekli görmüyor muyuz? Ya da gerçek mal ve hizmet üretimi alanında yaşanan bir bunalımın banka ve borsaları çökertebildiğini?..

Virüsün yayılması asla bir kader değildi! Dahası, yayılmaya karşı bu sistemin yapabileceği hiçbir şey yoktu! Bu tek tek insanların niyet ve tercihleri sorunu değildir. Karşı konulamaz bir kader ise asla değil! Halkın genelinin sağlığı ve çıkarları için azgın bir rekabet ortamında oldukları ve her an yutmak ve yutulmak ilişkisinde oldukları üretimi durdurabilirler miydi? Kesinlikle hayır!

Mal ve insan akışını durdurmak ister mi havayolu şirketleri, deniz taşımacılığı şirketleri, kara taşımacılığı şirketleri? Kesinlikle hayır!

Bir virüs tüm insanlığı terbiye eder mi? Eder ve görülen o ki daha da edecek!

Ancak bunun faturası çok ama çok ağır olacak! Bedeli çok ağır olacak ancak tüm insanlık emperyalist kapitalizmi sorgulamak zorunda kalacak ve dahası onu tarihin çöp sepetine atmanın hayatiyetini çok daha iyi anlayacak!

Etiketler
Daha fazlası

İlgili

Close